ANGKOR ÜLKESİ / KAMBOÇYA

GÜLÜMSEYEN KRALLIK / TAYLAND
5 Ağustos 2015
russian girl bazooka

russian girl bazooka

 
 At yılının sonlarına doğru, yılan yılı kutlamalarının ise yaklaşmakta olduğu günlerde Tayland sınırı olan Poi Pet'ten, kendisine "Kingdom of Wonder" diyen Kamboçya ülkesine  giriş yaptım. (Hani şu Kamboçya hakkında okuduğunuz meşhur blogta elinizi kolununuzu sallayarak geçebileceğiniz şeklinde anlatılan sınır kapısı. Vize prosedürü her ülkede olduğu gibi uygulanıyor. Sadece valizinizi aramıyorlar. Vizenizi bastırıp 100 kg kokaini rahatlıkla ülkeye sokabilirsiniz.) Karşımda, ülkenin tarihinde verdiği en iyi eser olan ve bayrağını süsleyen  904 yaşındaki Angkor tapınağının bir temsili ve üzerinde " Kingdom of Cambodia" yazısı duruyor. (Bayrağında tapınak olan iki ülkeden biri Kamboçyadır. Diğeri ise Afganistan.) Bir krallıktan diğerine geçiyorum. Cumhuriyet Asya'ya komünizmle geliyor. Şimdi daha iyi görüyoruz.
 

 
 

 
koh rong samloem

Merhaba

 

 
Vize islemleri icin yuksek tavanli izbe bir binaya giriyorum. Iceride filmlerde tasvir edilen cinsten gobekli 3. dunya ulkesi polisleri karsiliyorlar. Bir tanesi deri cantama sulaniyor, bana hediye etsene diyor. Jilet gibi kiyafetleriyle disiplinli Thai polisinden sonra Kambocya polisi epey gevsek geliyor gozume. Bir aylik turistik vize 30$. Yaninizda bir adet vesikalik getirmeyi unutmayin, basvuru icin gerekli. Fotografiniz yoksa 5$ ceza kesiyorlar. Yakın bir gecmise kadar kapida E (business) vize almak mumkundu, 2017 itibariyle yeni kanuna göre Hindistan, Pakistan ve Türkiyeliler için imkansiz. Turistik vizeyle ile de girdikten sonra vizenizi business'a çeviremiyorsunuz. Yeniden ülkeye giriş yapıp iş belgelerinizle sınır polisini ikna etmeniz gerekiyor. Zaman zaman pasaportunuza 3 aylik turistik vize basiyorlar, üç aylık olmasına aldanmayın, ulkede kalabilme sureniz sadece bir ay. Fazladan kaldiginiz 2 ay icin gun basina 10$ ceza ödersiniz..Bu arada burada yasamak isteyenler icin belirtelim: Senelik E vize ucreti yaklasik 290$. Ayrica is yeri sahipleri ve calisanlar work permit almakla yukumluler. Senelik work permit masrafi ise 140$. Basvurulari artik online yapiyorsunuz.
 

 
 
 

Yazımın başında Angkor Wat için "tarihlerinde verdikleri en büyük eser" demiştim. O gün kurdukları kanallar ve sulama sistemleri bugün kullanılandan oldukça ileride. O yıllarda Londra'nın nüfusu 50bin iken kentte tamı tamına bir milyon kişi yaşıyormuş. Bu kadar ileri bir medeniyetin torunlarının bugün yokluk ve sefalet içinde yaşamaları tarihin bir cilvesi olsa gerek.

 Tapınak, savaşlar ve Thai ve Vietnam menşeili Krallıkların işgalleri sonucu defalarca kez Hinduizm ve Budizm arasında el değiştiriyor. Heykellerin gövdeleri korunup kafaları hakim iktidara göre Hindu ve Budist tanrılarının kafaları ile yer değiştiriyor. Tapınaktaki heykeller senelerce kaçakçıların ve koleksiyoncuların iştahını kabartmış olacak ki onlarca eser yurtdışına kaçırılmış. Kızıl Khmer döneminde kaçakçılığın durduğunu, rejimin eserleri koruduğunu biliyoruz.

 
 
 
 

Angkor medeniyetinin düşüşü ile birlikte Angkor Wat ve Kral Jayavarman VII tarafından yaptırılan diğer ihtişamlı yapılar Angkor Tom, Tah Prom ve diğer onlarca tapınak 500 yıllık bir uykuya dalarak doğaya teslim oluyorlar. Krallığın başkentinin Phnom Penh'e doğru kaymasını anlıyorum fakat dini önemi büyük koskoca tapınaklar nasıl olup da ormanın içinde unutuluyor bir türlü aklım almıyor.

Tapınakları uykusundan, 1863 yılında bir kelebek türünün izini süren Fransız naturalist ve ilk doğa fotoğrafçılarından Henri Mouhot uyandırıyor. Bu muhteşem yapıyı gördüğünde büyük bir keşif gerçekleştirdiğini anlıyor. Kendisi hastalıklardan dolayı Fransa'ya ulaşamasa da notları ve yaptığı başarılı çizimler Fransa'daki eşine ulaşıyor ve Fransız sömürgeciler için paha biçilmez birer rehber olarak değerlendiriliyorlar.

Bugün Khmer uygarlığına dair günümüzü aydınlatan tek yazılı kaynak, Khmer İmparatorluğunu haraca bağlamak isteyen Moğol Hakanı Timur'un elçisi Çinli Chou Takuan'ın raporlarıdır. Takuan Khmerlileri "kara suratlı, çirkin ilkel insanlar" şeklinde tarif etmesine rağmen Khmer kızlarının nehirlerde yıkanmalarını ağzının suyu akarak izlemiş ve bunu da günlüğüne eklemiş.

 
 

AÇILIN, SÖMÜRGECİLER GELİYOR

İmparatorluk Vietnam ve Thai tehdidi ile haritadan silinmek üzere iken 1870'lerde Fransız gemileri Kamboçya'ya yanaşıp ülkeyi Fransız Hindiçini'ne katıp sömürgeleştiriyorlar. Sömürgecilere karşı verilen silahlı mücadele iki yıl sürüyor ve direniş Kral'ın emriyle bitiriliyor.İkinci paylaşım savaşında Paris'in düşüp, Fransız fahişelerin Nazi subaylarının altına yattığı sene Japonya, Mihver Devletlerinin Asya'daki temsilcisi olarak Kamboçya'yı Fransızlardan geri alıyor. Kızıl bayrağın Berlin'e çekilip, Nazilerin Stalin tarafından sünnet edilmesi ile de Japonlar ülkeyi terk edip yeniden eski sahibi Fransızlara bırakıyorlar. Bu arada eski kralın ölmesi ile tahta Kamboçya'ya bugünkü siyasi biçimini veren, Tanrı-Kralların sonuncusu 19 yaşındaki Sihanouk geçiyor.

 
 

ENTERESAN BİR KRAL : SIHANOUK

Kral Sihanouk dünyanın politik olarak en fazla kabuk değiştiren lideri sayılabilir. O bir Kral,devlet adamı, film yönetmeni, gerilla hareketinin destekçisi, savaş esiri...

1941'te tahta gecen Sihanouk, 1953'te bağımsızlığı ilan edip ülkeyi Fransız kontrolünden çıkartıyor. Asi Kral 1955 yılında Kraliyet seramonisini reddedip tahtı terk ediyor. Halkın Sosyalist Cemiyeti adında bir parti kurup seçimlerde meclisteki tüm sandalyeleri kazanıyor ve ilerleyen yıllar için ülkenin siyasi geleceğini domine etmeye başlıyor.

 
 
 
 

1965 senesinde Vietnam'da savaş çanları çalmaya başladığında Sihanouk baş düşman olarak Tayland, Amerika, Güney Vietnam ittifakını görüyor ve topraklarını Kamboçyalı ve Vietnamlı Komünistlere açıyor.Washington ile diplomatik ilişkileri kesip pirinç üretimini millileştiriyor. Buna rağmen Sihanouk politikalarından memnun olmayan ve kırsalda güçlenen solcu gerillalar, hükümet güçlerine karşı savaş açıyorlar.

1970 yılında Sihanouk Fransa'da diplomatik bir gezideyken General Lon Non yönetime el koyuyor. Sihanouk bunun üzerine Beijing'e geçip sürgün hükümeti kuruyor ve kendisinin "Khmer Rouge" adını taktığı Kızıl Khmerler ile işbirliğine gidiyor. Sihanouk taraftarları da böylece Marksizm ve Maoizmden bihaber, krallarının peşinde "dağa çıkıyorlar".

1969 yılında Vietnam'da Amerika için işler boka sarmaya başlayınca ABD B-52 bombardıman uçakları gizlice Kamboçya'yı bombalamaya başlıyorlar. Bombardıman kamuoyundan gizleniyor.( 1984 yapımı "The Killing Fields" filmini izleyin. Film bilhassa bu konu üzerinde duruyor.) Dört yıl süren bombardımanda 250.000 Kamboçyalı katlediliyor. Ailesini, sevdiklerini bu bombardımanlar yüzünden kaybeden binlerce öfkeli Kamboçya köylüsü akın akın Khmer Rouge'a katılıyorlar. Pentagon'un Kızıl Kmer'i güçlendirmek için bu saldırıları gerçekleştirdiğine dair komplo teorileri de mevcut.

 
 

KIZIL KHMER (KHMER ROUGE) DEVRİMİ: YEAR ZERO

1970 yılında başlayan Darbeci general Lon Nol ile Khmer Rouge arasındaki iç savaş, 1975 Nisanında Pol Pot birliklerinin başkent Phnom Penh'e yaklaşması ile birlikte sona yaklaşıyor. Çekildiği her ülkedeki gibi Amerikan konsolosluğu, harıl harıl belgeleri kağıt kıyma makinelerinden geçirip tüm karanlık işlerinin izlerini yok etmeye çalışırken konsolosluğa inip kalkan Amerikan deniz kuvvetleri helikopterleri ise misyon çalışanlarını ve yerli işbirlikçilerini ülkeden kaçırıyordu.

17 Nisan günü Kızıl Kmerler şehri ele geçirdiler ve dünya üzerindeki en kanlı devrimi başlattılar. Kamboçya için " year zero" artık başlamıştı.

 
 
 
 

Gençlik yıllarında Paris'te eğitim alan ve burada Marksizmle tanışan Pol Pot'un fikirleri, ilerleyen yıllarda Extremist Maoizme evrildi. Örgüt içinde "Brother Number 1" kod adıyla bilinen Pol Pot tam bir Mao özentisiydi. Mao'nun kültür devrimini taklit etmeye çalışırken 3 milyona yakın vatandaşını vahşi yöntemlerle öldürüp kendi insanına jenosit uygulayan tek lider ünvanını kazandı.

Phnom Penh'e giren Kızıl Khmer'i halk ilk başta coşku ile karşıladı. Kutlamaların hemen ardından toplu bir sürgün hareketi başladı. Koca şehir, "Amerika burayı bombalayacak" yalanıyla 3 gün içinde boşaltıldı, insanlar şehir dışına, çalışma kamplarına sürüldüler. Boşalan ve kadın gerillalar tarafından temizlenen evlere Parti yöneticileri geçtiler. Parti liderleri dışında şehirde bir tek fabrika işçileri kaldı. Onlar da parti liderleri için üretim yapmaları sebebiyle şehirde tutuldular.

 
 
 
 

Kızıl Khmer savaşçıları genel olarak eğitimsiz, okuma yazma hatta sayı saymayı bilmeyen köylü gençlerden(çocuk yaşta olanların sayısı azımsanmayacak oranda) oluşuyordu. Lider kadroda ise -ilginç bir anekdottur- eski okul öğretmenleri ağırlıktaydı. Sınıf içindeki otoritesini arkasındaki silahlı güç ve iktidar sayesinde tüm ülkeye nüfuz ettirme şansı bulmuş, politik olarak obsesif kadın ve erkeklerden oluşan sınıf öğretmenleri... Bunu ingilizce kaynaklardan ilk okuduğumda 90'lı yıllarda ilkokulda yediğim dayaklar ve despot hocalarım gözümde canlandı. Cetvel, tokat ve dayakla cehalete karşı aydınlık meşalesini elinde tutan öğretmenlerimiz...

Vietnamlılara karşı etnik temizlik başlamışken bu arada ülkedeki tüm entelektüeller, akademisyenler, yabancı dil bilenler hatta tüm gözlüklüler "sınıf düşmanı" ilan edilerek önce S-21 adı verilen okuldan bozma hapishanede işkenceden geçiriliyor, sağ kalanlar ise günde 12-15 saat çalışmak üzere ölüm tarlalarına gönderiliyorlardı. Mahsulden bir avuç pirinç çalmak ölümle cezalandırılma sebebiydi. Birçok insan yetersiz beslenme ve aşırı çalıştırılma sonucu tarlalarda hayatını kaybetti. Suç işleyenler pahalı oldugu için kurşunla değil kama, mızrak, çekiç gibi manuel aletlerle katlediliyorlar, sınıf düşmanlarının çocukları ise ağaçlara vura vura öldürülüyorlardı. Bugün müze haline getirilen Phnom Penh'deki ölüm tarlalarında katliamın izlerini görmek mümkün. Toplu mezarların kenarlarında halen cesetlere ait kemikler ve kumaş parçalarını görebilirsiniz.

Phnom Penh'in düşüşünü anlatırken dönemin iki popüler kültür ikonu Ros serey Sothea ve Sin Sisamuth'tan bahsetmeden geçmeyelim. Tesadüfi olarak aynı küçük ve şirin Kamboçya şehri Battambang'ta dünyaya gelen bu iki kadife sesli sanatçının parlak kariyerleri Kızıl Khmer'in iktidara gelişi ile son buluyor. Darbeci Lon Nol iktidarında dönemin milliyetçi havasına uygun ulusal duygulara hitap eden marşlar ve şarkılar seslendirmelerinin bedelini ağır ödüyorlar. Phnom Penh'in düşüşü ile birlikte Sin Sisamuth şehir dışındaki çalışma kamplarına sürülüyor. Ölüm tarlalarında ne şekilde öldürüldüğüne dair herhangi bir bilgi yok. Ros Serey Sothea ise tarlalarda çalışarak bir süre kimliğini gizlemeyi başarsa da yakalanıyor. Pol Pot'un asistanlarından biriyle evlenmeye zorlanıyor. Elbette ki mutsuz ve istismarlarla dolu bir evliliği oluyor. Zaman içinde varlığının partiye sıkıntı çıkardığına karar veriliyor ve parti tarafından ölüm emri çıkartılıyor. En son bir kağnı arabasının üzerinde götürülürken görülüyor ve binlerce kurban gibi gizemli bir şekilde sırra kadem basıyor. Nerede nasıl öldürüldüğüne dair bugüne ulaşan bir ipucu bulunmamakta.

 
 
 
 
Merhaba

Başkent Phnom Penh'deki S-21 adıyla anılan Tuol Sleng hapishanesi ise, benim gibi soğukkanlı birinin bile soluğunu kesecek derecede dramatik bir mekan. Vietnam'ın başkenti işgali sonrası Vietnamlı iki fotoğrafçının ceset kokularını takip ederek keşfettikleri Khmer Rouge'un gizli işkencehanesi. Fotoğrafçılar hücrelere girdiklerinde işkenceden ölen veya boğazları kesilerek can veren tutukluları fotoğraflamışlar. O fotoğraflar bugün Jenosit müzesi olan hapishanenin hücrelerine, hücrelerin ilk bulunduğu halini göstermek için asılmış. Müzeyi gezen turistleri derin bir sessizlik kaplıyor. İnsanların tutuldukları birer metrekarelik hücrelerin içine girmek tüylerinizi diken diken ediyor. Şehirde yaşayan Avrupalı arkadaşlarım arasında müzeleri görmemeyi tercih edenlerin sayısı az değil. Anıları hala taze olan bu korku filminin izleriyle karşılaşmak istemiyorlar.

S-21'de, içinde açık denizde bu manyaklar tarafından yakalanan talihsiz, kendi halinde Avustralyalı, Yeni Zelandalı denizcilerin, yelkencilerin de bulunduğu 17.000 kişi ağırlanmış. Bunların içinden sadece teknik-tamir konularında yetenekli olan yedi kişi çalışarak hayatta kalabilmişler. İçeride yapılan işkencelerin detaylarına girmek istemiyorum. Sadece hapishanedeki tutukluların "derisini canlı yüzünce kaç dakika hayatta kalabiliyor" minvalinde gerçekten insanlığa ve tıbba büyük katkılar sağlamış tıbbi deneylerde kullanıldıkları bilgisine ulaştım.

 
 
 

 
 

 
 
 

Vietnam ordusunun başkente yaklaşmasıyla birlikte, işkencehanenin müdürü "Duch" kod adlı Kang Keng lew tüm arşivi yok edemeden, tutukluları alel acele idam ettirerek hapishaneyi terk ediyor. Geride bıraktıkları arşiv ve sorgu tutanaklarından günümüzü aydınlatan belgelere ulaşıyoruz.

Silahsız halka karşı kaplan kesilen Pol Pot rejimi, Sovyet zırhlılarıyla güçlendirilmiş Vietnam ordusunun karşısında iki hafta direnebiliyor. Vietnamlıların başkenti ele geçirmesiyle Kızıl Khmer ülkenin kuzeyine, Tayland sınırına çekiliyor ve burada üslenip yeni hükümete saldırılar düzenlemek üzere ordusunu eğitiyor. Kızıl Khmerler Tayland'daki kamplarında gerek ABD'nin Kamboçya'daki anti- komünist koalisyona ayırdığı yıllık 15 milyon dolarlık bütçeden nasiplenerek, gerek Britanya SAS birliklerinden Malezya'da kara mayınları üzerine aldıkları eğitimler sayesinde yeniden hükümeti tehdit edecek güce ulaşıyor ve Pol Pot'un öldüğü 1998 senesine kadar hükümet güçlerine ve sivil halka karşı saldırılarına devam ediyor. Hatta 1994'te Sihanoukville şehrine giden turistleri taksiden ve trenden esir alarak öldürüyorlar. Komşumun kız kardeşi 1997'de bunların köye attığı bir roketle hayatını kaybetmiş. Kızıl Khmer, kabusun henüz bitmediğini terör eylemleriyle göstermeye çalışıyor.

Bugün bakıldığında, Kızıl Khmer'in aslında Sovyet karşıtı cephe tarafından kullanılan bir piyon olduğunı açıkça görüyoruz. Kamboçya'daki Vietnam yanlısı hükümeti devirmek için ABD-Çin ittifakı, ABD'nin bölgedeki işbirlikçisi Tayland'ın topraklarını kullanarak bu savaş suçlularına destek çıkıyorlar. Hatta Çin, Pol Pot rejiminin devrilmesinin ardından başka bir sosyalist ülke olan Vietnam'a kuzey sınırlarından işgal girişiminde bulunuyor. Fransızlara ve Amerikalılara hezimeti tattıran kahraman Vietnam ordusunun Çinlileri defetmesi kısa sürüyor. Çin geri çekilirken Vietnam'ın kırsal bölgelerindeki alt yapıyı yıkıp, topraklarını zehirleyerek mümkün olduğunca fazla zarar vermeye çalışıyor. Revizyonizmin geleceği en uç noktaya şahit oluyoruz.

1998 yılında Pol Pot'un Hak'kın rahmetine kavuşmasından sonra Ta Mok liderliği devralıyor. Hukumetle Paris'te yurutulen baris gorusmeleri sonucunda Tayland sinirindaki Pailin sehrinde Kizil Khmer birlikleri ordu guclerine teslim oluyorlar ve ilginc bir sekilde bu torende Kambocya ordusu uniformasi giyerek Kambocya ordusuna katiliyorlar. PKK'lerin torenle Turk askeri oldugunu dusunun.

 

 
 

 

Vietnam ordusunun başkente yaklaşmasıyla birlikte, işkencehanenin müdürü "Duch" kod adlı Kang Keng lew tüm arşivi yok edemeden, tutukluları alel acele idam ettirerek hapishaneyi terk ediyor. Geride bıraktıkları arşiv ve sorgu tutanaklarından günümüzü aydınlatan belgelere ulaşıyoruz.

Silahsız halka karşı kaplan kesilen Pol Pot rejimi, Sovyet zırhlılarıyla güçlendirilmiş Vietnam ordusunun karşısında iki hafta direnebiliyor. Vietnamlıların başkenti ele geçirmesiyle Kızıl Khmer ülkenin kuzeyine, Tayland sınırına çekiliyor ve burada üslenip yeni hükümete saldırılar düzenlemek üzere ordusunu eğitiyor. Kızıl Khmerler Tayland'daki kamplarında gerek ABD'nin Kamboçya'daki anti- komünist koalisyona ayırdığı yıllık 15 milyon dolarlık bütçeden nasiplenerek, gerek Britanya SAS birliklerinden Malezya'da kara mayınları üzerine aldıkları eğitimler sayesinde yeniden hükümeti tehdit edecek güce ulaşıyor ve Pol Pot'un öldüğü 1998 senesine kadar hükümet güçlerine ve sivil halka karşı saldırılarına devam ediyor. Hatta 1994'te Sihanoukville şehrine giden turistleri taksiden ve trenden esir alarak öldürüyorlar. Komşumun kız kardeşi 1997'de bunların köye attığı bir roketle hayatını kaybetmiş. Kızıl Khmer, kabusun henüz bitmediğini terör eylemleriyle göstermeye çalışıyor.

Bugün bakıldığında, Kızıl Khmer'in aslında Sovyet karşıtı cephe tarafından kullanılan bir piyon olduğunı açıkça görüyoruz. Kamboçya'daki Vietnam yanlısı hükümeti devirmek için ABD-Çin ittifakı, ABD'nin bölgedeki işbirlikçisi Tayland'ın topraklarını kullanarak bu savaş suçlularına destek çıkıyorlar. Hatta Çin, Pol Pot rejiminin devrilmesinin ardından başka bir sosyalist ülke olan Vietnam'a kuzey sınırlarından işgal girişiminde bulunuyor. Fransızlara ve Amerikalılara hezimeti tattıran kahraman Vietnam ordusunun Çinlileri defetmesi kısa sürüyor. Çin geri çekilirken Vietnam'ın kırsal bölgelerindeki alt yapıyı yıkıp, topraklarını zehirleyerek mümkün olduğunca fazla zarar vermeye çalışıyor. Revizyonizmin geleceği en uç noktaya şahit oluyoruz.

1998 yılında Pol Pot'un Hak'kın rahmetine kavuşmasından sonra Ta Mok liderliği devralıyor. Hukumetle Paris'te yurutulen baris gorusmeleri sonucunda Tayland sinirindaki Pailin sehrinde Kizil Khmer birlikleri ordu guclerine teslim oluyorlar ve ilginc bir sekilde bu torende Kambocya ordusu uniformasi giyerek Kambocya ordusuna katiliyorlar. PKK'lerin torenle Turk askeri oldugunu dusunun.

 

54 Comments

  1. Yırtık Harita dedi ki:

    Aralık ayında Siem Reap şehrine bir seyahat planlıyoruz, bunun için bir ön araştırma yaparken yazınıza denk geldi.Ve diyebiliriz ki çok doyurucu ve harika bilgiler veren bir yazı olmuş.Özellikle Kızıl Kmerler konusunda baya bilgi sahibi olduk.Yalnız SİHANOUKVİLLE şehri hakkında yazdıklarınız tek kelimeyle çok ilginç, inanması güç gerçekten.Kaleminize sağlık.

    Yırtık Harita Ekibi

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Beğenmenize sevindim. Ülkeyi daha fazla tanıdıkça blogu güncelleyeceğim.

  2. yırtık harita dedi ki:

    Numarayı kaydettik.Gelince görüşürüz bir aksilik çıkmazssa.
    selamlar

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Lütfen gelirken rakı getirin, valla parasını öderim 🙂

  3. Doğan TUNA dedi ki:

    Her şey için teşekkürler örüm yeterse geleceğim..
    Doğan

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      En kisa zamanda ziyaret etmenizi diliyorum. Ben tesekkur ederim.

  4. Mehmet dedi ki:

    Çok yardımcı oldu gitmeden bilgilenmiş olduk.
    Emeğinize ve kaleminize sağlık..
    Kısmetse yarın bizde oraya geçiyoruz.
    Kalın sağlıcakla..
    Selamlar

  5. oMAR dedi ki:

    verdiginiz bilgile cok gercekci ve doyurucu, biz iki arkadas cok yorgunuz ve artik kalan omrumuzu sakin gecirmek istiyoruz, para kazanma amacli degil ama hayatimizi surdurebilmek icin bir is yapmaya kalkissak minimum kac dolar gerekli? mafya ve hirgur sehrinde degil tabi )) tesekkurler.

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      dostum cok ucu acik bir soru. zaten cok da ticaretten anlamam. En guzeli gelip kendiniz analiz edin.

  6. G.d dedi ki:

    Dostum selamlar,

    Site içerisinde bayağı dolandım, her köşe bucağa baktım ancak e-posta adresini bulamadım. Yavaştan eşyalarını toplamaya başlamış biri olarak, öğrenmek istediğim bazı konular var. Ayrıca oralara ayak baktıktan sonra merhaba diyecek bir kişiyi daha biriktirmiş olmak da isterim. gokhandinler@gmail.com adresine bir merhaba dersen gelirken söz rakılarını getireceğim.

    Sevgiler,
    Gökhan

  7. Serkan Çelik dedi ki:

    Hocam, Kamboçya ile ilgili bilgileriniz çok faydalı oldu, şu an 1 haftalık tatilimi bitirdim ve dönüyorum. teşekkürler

  8. Menderes dedi ki:

    Selamlar,boks derslerini nerede aldınız?Fiyatı ne kadardı?Siam Reap de hostel açmak için araştırma içindeyim.Sizce o bölge için doğru bir yatırım olur mu?

  9. Yırtık Harita dedi ki:

    Pompalı hocadan aldığımız feyz ile hoca kadar ayrıntılı olmasa da Siem Reap’i yazmaya çalıştık.Saygılar sevgiler Pompalı.
    http://yirtikharita.com/kambocyanin-tapinaklar-sehri-siem-reapangkor-wat/

  10. Nurgül dedi ki:

    Okuduğum EN güzel, açıklayıcı ve SADE blog. Kısa bir süre sonra Tayland ve Kamboçya seyahatine çıkacağım. Yaptığım bütün hazırlık yazılarını burada yazanları okuduktan sonra tekrar düzenledim (malesef bu bloğu bugün keşfettim, o da başka bir bloğun yönlendirmesiyle). Teşekkürler.

  11. Gizem dedi ki:

    selamlar; yazınızı keyifle okudum yaklaşık 20 gün içerisinde yerleşme niyetiyle yola çıkacağız ve sizden birkaç bilgi almak istiyorum yardımcı olursanız sevinirim… gixemm@gmail.com

  12. Guly dedi ki:

    Güzel bi yazı olmuş elinize sağlık
    Kaçıp kurtulma hayalleri peşindeyim.
    Pek param pulum yok ama gelsem oralarda hayatta kalabilir miyim?

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Parası olmayana burada da hayat zor. Sihanoukville ve adalarda Türk işletmecilerin mekanlarında iş bulup geçinebilirsiniz. Yemek konaklama az miktarda da para verirler. Sezonu bitirip sıkılınca ülkeye geri dönebilirsiniz.

  13. Tuğba dedi ki:

    Daha önce Kamboçyaya gezi amaçlı gitmiş biri olarak gerçekçi ve faydalı bir yazı olduğunu fark ettim, elinize sağlık.Bizde 1-2 yıl yaşamak üzere sihanoukville gitmeyi planlıyoruz önümüzdeki haziran gibi, benim aklıma takılan tek şey sağlık, her hangi bir tecrübeniz var mı bu konu ile ilgili özel hastane vs.yeterlimi sizce ?

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Hastaneler doğum, ameliyat vs dışında yeterli, her türlü ilaca ulaşabiliyorsunuz. Özel hastaneler pahalı, özel sağlık sigortası yaptırıp gelin. Lokal hastanelere de gidebilirsiniz, çok çok ucuz. Uzman doktorlar deneyimli, benim bir çok sorunumu çözdüler. Gelmeden önce tifo aşısı vurdurun, burada pahalı tr’de ucuz.

  14. Mahir dedi ki:

    Merhabalar, Kamboçya da iş kurabilme imkanları ve detayına ilişkin sağlam bilgiler verebilecek varsa bana ulaşmasını rica ederim. mahir34@msn.com

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Phnom Penh’deki Türk konsolosluğuna ulaşın, bilgi vermek zorundalar.

  15. Deniz dedi ki:

    Çok tatminkar bir yazı,elinize emeğinize sağlık.
    Singapur, malezya,tayland ve son olarak kamboçya gezisi yapmayı düşünüyordum biraz korktum

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Siem Reap’e senede 4 milyon turist geliyor. Karar sizin. Yazıyı beğenmenize sevindim.

  16. ahmet dedi ki:

    Ayetullah bey emeklerinize sağlık. Gerçek ihtiyaç duyulabilecek ya bunu nasıl sorsam denilebilecek her şeyi yazmışsınız. Ben yıllardır NGO larda çalışıyorum. 1 yıllık hem farklı bir NGO deneyimi yaşamak hem de bu arada asgari ayda 100dolar bir kenara koymak üzere böyle bir maceraya atılmaya hazırlanıyorum. Yap der misiniz?
    selamlar

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Belli ki muhterem bir insansınız. Ngo’larda çalışıp nasıl kenara para koyabileceksiniz? Gönüllülük temelinde çalışılıyor.

  17. Azad dedi ki:

    Abi idolümsün vallahi, blogunu birkaç gündür okuyorum. Okurken sıkmayan bir yazı tarzın var. Birçok gezi blogu okuyorum ama seninki the best 🙂
    Yalnız sitenin navigasyon menüsü biraz karmaşık. Selamlar

  18. zencani dedi ki:

    o kadar iş güç var kaç saattir yazdıkların okuyorum kutsal pompalı kazım ulutaş ölümsüzdür!!!

  19. lkf dedi ki:

    Siem Reap’teki 2 gunluk gezimin sonunda okudum yaziyi, anlamlandiramadigim bircok seye cevap oldu. Ayrica sehirdeyken farketmedigim bircok seyi de ogrenmis oldum. Ozellikle Kambocya’nin tarihindeki olaylar ve bunlarin gunumuz yasami uzerindeki cikarimlari fantastik! Cok tesekkurler!

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Begendiginize ayri, okuyup pratikte olumlamaniza ayri sevindim. Tesekkurler.

  20. Koray dedi ki:

    Asya turumda bir sonraki duragim Kambocya. Abi zaman ayirip bu kadar detayli yazdigin icin cok tesekkurler. Aslinda yazindan sonra bende gonullu ogretmenlik mi yapsam diye dusunmeye basladim.

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Rica ederim. Sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürler.

  21. Bhurack dedi ki:

    Bence de ziyaret edecekler icin aciklayici ve faydali bir yazi olmus ancak birkaç yanlışa dikkat çekmek isterim;
    * Turist vizesindeki süre olayı polis dalaveresi değil, tüm diger ulke vizelerinde de olan bir uygulamadır. Bu vizeyle ulkede maksimum bir ay kalabilirsiniz. Basılan 3 aylik tarih mührü ise vizenin gecerlilik tarihleridir. Yani vizeyi yurtdışı temsilciliklerinden alan birinin vizeyi hangi tarihler arasında kullanabileceğini gösterir. Baska bir deyişle ülkeye vizenin son kullanma tarihinden 20 gun önce giris yaparsaniz kalabileceğiniz süre 20 gündür.
    * Bahsettiğiniz tekstil fabrikası Kığılı’ya ait olmayip daha önce Çin’de faaliyet gösteren Weibo isimli Türk şirketine aitti. Fabrika agirlikli Kığılı, Karaca gibi Türk markaları için üretim yapmakta idi. Fabrika, işçilerini aylik 110 dolardan 16 saat çalıştırmadı. Asgari ucretin yaklasik 20$ fazlasını ödeyerek ulkede tekstil fabrikalarinda günlük yasal calisma süresi olan 8 saat çalıştırdı ve fazla mesai durumlarında yasal farki ödedi.
    * İlk iki madde tamamen objektif yorumlardı. Şahsi fikirlerime gelince, kapkaççılık olayının çok ciddi boyutlarda olmadığını düşünüyorum. Bence genelde güvenli bir ülke. Ama yine de dikkatli olmakta fayda var. Ayrıca bu yazinin etkisiyle – eğer hala yoksa – yakinda ülkede Türk torbacılar bulunacağını düşünüyorum (:

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Merhaba, katkınız için teşekkürler. Yazıyı tekrardan gözden geçireceğim.

  22. Yasemin dedi ki:

    Tarzınıza bayıldım, hep böyle devam edin 🙂

  23. barzo dedi ki:

    Yazılarının tamamını okudum. Gerçekten başarılı buldum. En çok hoşuma giden şey ise yazıların alında feysbukta paylaş butonunun olmayışı. Devam et dostum seviyorum seni..

  24. Mindfulhobo dedi ki:

    Merhaba Ayetullah Bey,

    Gönüllü sürgün hayatımın 3. ülkesi ve 4. yılını geçirmekteyim. Yazılarınızı L-Manyak ve internetten severek okudum, okuyorum. Önümüzdeki aylarda gelmek için hazırlık içindeyim. Size rakı getiremesem de (Türkiye’de değilim) küçük bir Kamboçya sehrine gitmeden ya da gittikten sonra bir merhaba diyerek iki lafın belini kırmak için sizinle tanışmaktan mutluluk duyarım.
    n.alper.f#at#gmail

    Sevgilerle
    Kazım Komutanın Amatör Neferi ve Katıksız bir Sünni düşmanı.

  25. Berk dedi ki:

    Aga bişe istiyon mu gelirken?

  26. m.akif dedi ki:

    selamlar ayetullah bey,
    yazınızın tamamını okudum ve çok başarılı buldum. güneydoğu asya kültürünü seven vede bilen (eşimde endonezyalı) olarak cok ilgimi çekti. valla gaza geldim, sanırım eylül ekim aylarında oralarda olacağım. yazılarınızın devamını bekliyorum.
    sağlıcakla kalın
    m.akif

    • ayetullah pompalitufek dedi ki:

      Teşekkürler, Siem Reap’e yolunuz düşerse beklerim.

  27. Gokhan dedi ki:

    Cok basarili sunum(: Bunun uzerine 20 gunluk Tayland gezimi noktalayip 3 gece 4 gunlugune Siem Reap’a gecis yapiyorum.
    Sevgiler.
    Gokhan