GÜLÜMSEYEN KRALLIK / TAYLAND

Andaman Denizi
GÜLÜMSEYEN KRALLIK TAYLAND – 2
30 March 2018
Koh Rong Samloem Adası
ANGKOR ÜLKESİ KAMBOÇYA -3
27 March 2018

GÜLÜMSEYEN KRALLIK / TAYLAND

Garuda

Garuda

 
Batısındaki Andaman Denizi ve doğusundaki Tayland körfezi üzerinde dünyanın en güzel adalarına ev sahipliği yapan, 67 milyon nüfuslu, başkentinde siyasi çalkantıları, askeri darbeleri hiç eksik olmayan, dünya üzerinde tahtta en uzun süre kalabilmiş 87 yaşındaki bir krala sahip (artık değil), komşuları Vietnam, Laos, Kamboçya gibi sömürgeleştirilememiş, muhteşem doğası, tapınakları ve sex turizmi ile ünlü Güneydoğu Asya’nın en gözde ülkesi Tayland… Favori “item”ları coconut, kondom ve aromatik masaj yağı olan bu ülkede bir sene yaşamış olmamdan aldığım yetkiye dayanarak bu blogu kaleme almaya başladım. Bir önceki Kamboçya bloğumun fazla politik ve uzun olması nedeniyle aldığım tepkiler neticesinde bu çalışmayı gezi bloğu tadında bırakmaya karar verdim.
 

 
 
 

Tayland tarihine kısaca bir gözatacak olursak; coğrafyadaki ilk uygarlıklar 6.yy’da hüküm sürmüş, 10.yy’da Çin’in Yunnan toplumundan olduğu tahmin edilen Taylar bölgeye göç etmeye başlamış, 13.yy’da Siyam şehir devletleri kurulmuş, bu devletler birbirleriyle yüzyıllarca savaşmış, 400 yıl kadar Ayutthaya devleti iktidarında refah dönemi yaşamış, daha sonra Burmalıların işgaline uğramış, kral Taksin döneminde ise kaybedilen topraklar yeniden geri alınmış.

Avrupalı kolonicilerin Güneydoğu Asya ülkelerini birer birer kolonileştirdiği yıllarda Kral IV.Rama İngiltere ve Fransa arasındaki rekabeti iyi değerlendirip denge politikası güderek ülkeyi sömürgeleşmekten kurtarmıştır. 1956 yapımı “The King and I” adlı film saraya İngilizce öğretmeni olarak gelen bir İngiliz hanımefendi ile kral IV. Rama arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Film Tayland’da yasaklanmıştır.(Ülkedeki sansürü ilerleyen bölümlerde anlatacağım.) Sonrasında tahta geçen V.Rama ise reformcu politikaları ile ülkeye bugünkü vizyonunu kazandırmış. V. Rama halk arasında çok sevilen, yarı tanrı olarak kabul edilen ve heykelleri dikilen bir liderdir.

 

 
 
 
Taylar Theravada Budizmine inanan dindar bir toplum. Her biri birbirinden gösterişli binlerce tapınak büyükşehirlerin merkezlerinden en ücra köylere kadar yayılmış durumda. Dindar bir toplumda sex turizmi ve ladyboylar neden bu kadar yaygın diye sormayın, hepsinin dini bir gerekçesi var. Budizme göre gençler yaşlılara, fakirler zenginlere saygı göstermek zorunda. Ayrıca dini olarak gençler ailelerinin geçimini sağlamakla yükümlü. Fuhuşun ek iş olarak tercih edilmesinin sebebi ise bu. Gündüz farklı sektörlerde çalışan kızları akşam barlarda iş tutarken görebilirsiniz.
 

 
 
 
Kızlar genelde Tayland’ın kırsal kesimlerinden Isaan gibi yoksul bölgelerden, Kamboçya, Burma, Laos gibi fakir ülkelerden Pattaya, Puket gibi turistik merkezlere çalışmak ve ailelerine bakmak için geliyorlar. Sohbet ettiklerimin bir çoğu dul ve çocukluydu. Şanslı olanlar 50 yaş üzeri batılı erkeklere kapağı atıp hayatlarını kurtarıyorlar. Taylar hem genetik olarak hem de gamsızlıkları sayesinde kendi yaşından ortalama 10 yaş genç gösteren bir halk. 40 yaşında bir Taylı kadın 30 gösterdiği için barda çok rahat müşteri bulabiliyor. Genelde 1000( yaklaşık 30 usd) ile 5000 baht arası ücret talep ediyorlar.

Tayland bildiğiniz gibi “ladyboyları” ile ünlü. Taycada “Kathoey” şeklinde hitap ediliyorlar. Eşcinsellik Budizm’de hoşgörülüyor. Budizm kadının içindeki erkek ve erkeğin içindeki kadından bahsediyor. Bu da toplumda ladyboylara yönelik bir hoşgörü iklimi yaratmış. Türkiye’de olduğu gibi ne aileler tarafından dışlanıp cinayetlere kurban gidiyorlar, ne de sokakta polis şiddetine maruz kalıyorlar. Bu ülkede bir ladyboy karşınıza tezgahtar, şirket müdürü, işletmeci, garson, avukat, bar tender vb çeşitli mesleklerle çıkabilir. Yani hepsi fuhuş sektörünü tercih etmiyor. Kostüm ve dans ağırlıklı Transvesti Showlar turistlerin oldukça ilgisini çekiyor. Bunlar çoluk çocuk gidebileceğiniz erotik olmayan showlardır. Sahneleri muhteşem, izledikten sonra sanatlarına ve performanslarına saygı duyuyorsunuz. Yalnız show çıkışında kendileriyle hatıra fotoğrafı çektiren izleyicilerin yakasına para da para diye yapışmasalar daha şık olacak. Bu derece sanatsal bir performans sonrası tabiri caizse yaptıkları bu çingenelik Tayland'ın gerçek yüzünü pat diye suratınıza çarpıyor.

Ülkede geçirdiğim bir sene boyunca kafamı çevirip baktığım,” vay be hoş hatunmuş” dediğim kadınların çoğu ladyboy çıktı. Yalan yok Tay kadınlarıyla yan yana koyduğunuzda ladyboylar daha güzeller. Her yıl Pattaya’da Miss Tiffany’s Universe adında bir uluslararası trans güzellik yarışması yapılıyor. Ülkede eşcinsel erkekler olduğu kadar azımsanmayacak oranda lezbiyen çiftler de var. Genellikle saçları kısa kestirip erkek rolünü üstlenen taraf adeta bir aile reisi gibi eşinin ve onun eski evliliğinden olan çocuklarının bakımından sorumlu. Yani burada lezbiyenlik bizim Beyoğlu marjinalleri gibi strap on-dildo ile birbirlerini becermekten ibaret değil. Tay erkekleri alkolik, sorumsuz, kumarbaz ve çocuk ruhlu olduklarından bazı kadınlar daha oturaklı lezbiyen ilişkileri tercih edebiliyorlar.

 

 
 
 

Tayland Kralı çok yönlülüğü, sanata düşkünlüğü ve Tayland halkı için yaptıkları ile dikkat çekiyor. O, caz besteleri olan bir müzisyen, bir ressam, Nikon sponsorluğunda bir hava fotoğrafçısı, patentli hava filtreleri ve sulama sistemleri buluşları olan, ürettiği sistemler hala tarımda kullanılan bir mucit. Tahtta kaldığı süre boyunca 16 tane darbe ve anayasa görmüş, kendisine duyulan derin saygı sayesinde bazı ayaklanmaları ve çatışmaları bastırmış, yeri geldiğinde darbeci askerleri ve politikacıları önünde diz çöktürüp barıştırmış ama genel olarak siyasetten mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmış bir Monark. “Lèse Majestè” diye bir kanunla kendisine yönelik her türlü kötü davranış, söz, eleştiri (yerli ya da turistlerce yapılsın) cezaya tabi. İsviçreli bir turist gibi resmine sakal bıyık çizerseniz 15 yıl hapis cezasına çarptırılabilirsiniz.

Kral Aduljadej 13 Ekim 2016’da Hak’ka yürüyerek Tayland halkını gözyaşlarına boğdu. Ardından tahta oturan Prens kötü alışkanlıkları sebebi ile halk tarafından pek sevilmeyen bir karakter.( Geçtiğimiz günlerde Almanya ziyaretinde giydiği acayip atleti görmek isteyenler google’a baksınlar.) Prens aynı zamanda Hava kuvvetlerinde Tayland Komünist Partisi’ne karşı operasyonlara katılmış bir savaş pilotu ve eski Genel Kurmay Başkanı. Üç prensesten biri Amerikalı ile diğeri ise kraliyet ailesinden alt zümreden biri ile evlenmeleri nedeni ile Kraliyet haklarından vazgeçmişler. Diğer prenses ise gönüllü yardım kuruluşlarında çalışan, halkın sempatisini kazanmış bir hanımefendi. Aynı zamanda “Ablacı”lığı ile biliniyor. Kralın torunlarından biri ise 2004’teki tsunamide hayatını kaybediyor.

Tayland Komünist Partisi’nin tarihine kısaca bir değinecek olursak; 1920’lerde kuruluyor. Maoist çizgideki parti Bangkok entelektüellerinden ve ülkenin kuzeyindeki köylü nüfustan taraftar buluyor. Çin tarafından desteklenen parti 1960’larda Tayland hükümetine karşı silahlı mücadele başlatıyor. 14.000 kişilik gerilla gücüne ulaşıp kuzey kırsalında “kızıl siyasi üstler” kuruyor. Çift kutuplu dünyanın çözülüp örgütün finansal destekçilerini kaybetmesinin ardından parti liderleri Tayland hükümetinin genel affından yararlanarak normal hayatlarına geri dönüyorlar ve böylece 90’lara gelindiğinde parti kendini feshediyor.

 

 
 
 

Ülkede kral ile ilgili her türlü yazılı ve görsel çalışma sansüre tabi. Wikipedia’nın Tayland sayfası, “The King and I” adlı 1956 yapımı müzikal, “King never smiles” isimli Amerikalı bir gazetecinin yazdığı kralın biyografisi bunlardan bazıları.(Kitapta anlatıldığına göre Kral hiç bir fotoğrafında gülmüyor. Bu, Budizmde yarı tanrı olmanın bir hikmeti olarak kabul ediliyor.)

Medyadan da takip ettiğiniz üzere Tayland son on seneyi politik çalkantılarla geçirdi. Ülke tarihinde gerçekleşen 12 darbenin ikisi son 10 yılda iktidara geldi. Eski bir polis müdürü olan, ülkenin en zenginlerinden başbakan Taksin Şinavatra’nın 2006’da yurtdışı gezisindeyken ordu tarafından iktidardan indirilmesinden sonra toplumda büyük bir kamplaşma meydana geldi. Kraliyet yanlıları ve Bangkok merkezli orta sınıf “sarı gömlekliler” olarak anılan Taksin karşıtı cepheyi oluştururlarken, Kuzey ve Kuzeydoğu Tayland’ın kırsal kesimlerinden destek alan “kırmızı gömlekli” Taksin taraftarları kraliyet çevresi ve burjuvalara karşı savaş açtılar. Darbe sonrası seçimde yine Taksin yanlısı bir başbakan iktidara gelince sarı gömlekliler aylarca bir havaalanını işgal ettiler. Seçimlerde hile yapıldığı iddiası ile seçim iptal edildi ve sarı gömleklilere yakın ılımlı bir lider başa getirildi. Bunun üzerine kırmızı gömlekliler günlerce Bangkok şehir merkezini işgal ettiler. Çoğunluğu şehir dışından, kırsallardan gelen ve parayla toplandığı iddia edilen kitleye her gün kumanyalar dağıtıldı. Gösterileri devrik başbakan Taksin finanse etti.(Para dağıtarak mitinge adam toplamak bir yerden tanıdık geldi mi?)

2010’daki olaylarda 100’e yakın asker ve sivil hayatını kaybetti. 2011 seçimlerinde yeniden Taksin’in kızkardeşi Yingluck Şinavatra seçimleri kazanıp ülkenin ilk kadın başbakanı oldu. Sarı gömlekliler yeniden sokaklara taşınca Yingluck istifa etmek zorunda kaldı ve ordu 2014’te yeniden yönetime el koydu. Yingluck yolsuzluk suçlamasıyla yargılanıyor. Ülke şu anda hala cunta ile yönetilmekte. Cunta lideri ve Başbakan Orgeneral Prayuth genel seçim tarihi olarak 18 Kasım 2018 tarihini verdi.

 

 
 
 

Tayland’da Thayların dışında Çin, Malay, Khmer, Burmalı azınlıklar yaşamakta. Her azınlık farklı Budizm inancını yaşatıyor. Taylar Theravada Budizmine inanıyorlar ve antik dinleri olan animizmin ruh inancını yaşatıyorlar. Ülkeye gittiğinizde her evin ve iş yerinin önünde bir “ruh evi” göreceksiniz. Ruh evlerine her gün tütsüler dikip ruhlar ve Buda için yiyecek,içecekler sunuyorlar. Tayların yaşamında Budizm önemli bir yer kaplamakta. Dini bayramları, kutlamaları, festivalleri, Buda günleri, Kralın doğumgünü, Kraliçenin doğumgünü hiç bitmiyor. Sürekli caddeler, sokaklar bayramları temsilen flamalarla, çiçeklerle, heykellerle süsleniyor. Halk fakirlikten kırılsa da kutlamalara para harcanıyor. Çünkü burası “Kingdom of Smiles”.

Erkek çocukları bizdeki Kuran kursları gibi dini eğitim için birkaç aylığına tapınaklara yollanıyorlar. Özellikle Çin kökenli Tayların yaşadığı Puket’te her yıl Vejeteryan festivali düzenleniyor. 10 gün boyunca hayvansal ürünler yemiyorlar. Bizim Nakşiler gibi transa geçip yanaklarını şişle deliyorlar. Şehir merkezindeki geçit töreninden sonra motorumla şehir dışındaki tapınaklara kadar grubu izledim ve tapınaklarına girip fotoğraflarını çektim. Aralarındaki tek yabancı bendim. Hoşgörülü olduklarından engellemeye çalışmadılar. Ya da trans helinde olduklarından beni farketmediler bile.

 

 
 
 
Taylar “wai” adı verilen, aslen Hint kültüründen gelen selamlama şekliyle selamlaşıyorlar. Gençler yaşlılara, fakirler zenginlere, astlar üstlerine selam verirken kafalarını da eğiyorlar. Biz “farang”ların da yerel halkı bu şekilde selamlaması daha doğru.

* farang: Thai dilinde yabancı demek.

 

 
 
 

Güney Tayland’ın Pattani bölgesinde Malay kökenli müslüman bir azınlık yaşıyor. 100 yıl önce Pattani’de bağımsız bir İslam devleti kurulmuşsa da Siyam işgali sonucunda yıkılmış. İslam’ın şafi itikatının takipçisiler ve tarikatta Nakşiler. 2000’lerin başında bir grup müslüman asimilasyona uğradıklarını iddia ederek silahlı mücadeleye başlamışlar ve Bangkok da dahil bir çok şehirde bombalı eylemler gerçekleştirmişler.

Puket de dahil olmak üzere Güney Tayland’ın bir çok turistik adasının yerli nüfusunu Müslümanlar oluşturuyor. Puket adasında geçirdiğim bir yıl boyunca müslüman nüfusa yönelik en ufak bir ayrımcılık gözlemlemedim. Camiler açık, müslüman okulları faal, müslüman kuruluşları, bayramları, kutlamaları gayet özgür. Hatta bir sene boyunca Rus kız arkadaşımla birlikte camiye 100metre mesafedeki, müslüman mahallesindeki bir evde yaşadık. Türk ve Arap yobazlarıyla karşılaştırılamayacak kadar hoşgörülüler. Erkekler takke,sarık ve cübbeleriyle dolaşıyorlar. Kız arkadaşım mini kot şortuyla mahallede dolaştığında Allah’ın bir kulu kafasını çevirip bakmıyor, kınamıyor, rahatsızlık vermiyor. Erzurum’da böyle dolaşsa Barbar Türkler 10 metre yürümeden taşlamaya başlarlar. Kadınlar zaman zaman modlarına göre başörtülerini çıkartıyorlar, erkeklerle el sıkışıyorlar. Bir müslüman kadın ve erkek aynı ortamda çalışabiliyorlar. Araplar gibi, başbaşa kaldıklarında ilk akıllarına gelen şey seks değil. Bazı turistik müslüman adalarda satış elemanı olarak çalışan müslüman ladyboylar gördüm. Bu bile ne kadar hoşgörülü olduklarını açıklamaya yeterli. Camiler bizdeki gibi soğuk ve ciddi mekanlar değil, aksine namaz saatleri dışında kadınların merdivenlerine oturup dedikodu yaptıkları, çocukların bahçesinde bisiklet sürüp top koşturdukları sosyal mekan

 

 
 
 
Hint mitolojisinde tanrı Vişnu’nun bineği olan yarı kartal, yarı insan Garuda figürünün kültürlerinde önemli bir yeri var, ayrıca Tayland Krallığı’nın da sembolü. Bu figürün yaptığı çağrışım “faranglar” tarafından pek sevilmiyor, çünkü tüm resmi belgelerde bu kuşun resmi var. Tayland’da business yapanlar için üzerinde bu kuşun olduğu resmi belgeler genelde rüşvet ödeme zamanı geldiği veya ceza kesildiği anlamına geliyor.
 

 
 
 
Tayland’a tatile gitmeyi düşünenlere muson ikliminin en sıcak günü kabul edilen 13 Nisan’da kutlanan “Songkran” su festivalini denk getirmelerini tavsiye ederim. Tay geleneklerinde güzel kokulu çiçekli suların ve pudraların insanların birbirinin yüzüne nazikçe sürmesi şeklinde kutlanan festival bugün turistlerin işin içine girmesi ile pompalı su tüfekleri ve kovalarla insanların birbirine saldırdığı, yoldan geçen araçların ve motorsikletlerin düşman birlikleriymişcesine hedef alındığı(ben motor sürücülerinin gözlerini hedef almayı tercih ediyorum.) bir su vahşetine dönmüş durumda. Meraklanmayın festivale katılım yüzde yüz ve kimse size yaptıklarınızdan dolayı kızmayacak. Belediye vidanjörleri sokak sokak dolaşıp köşe başlarındaki dev kovalardaki suları tazeliyor, yerli ve milli bir bayram olduğu için organizasyon hükümet tarafından destekleniyor. Çocukluğunuza dönmek istiyorsanız Songkran sizin için birebir.
 

 
 
 

Ülkenin öne çıkan sembollerinden biri 7/eleven mağazaları. Türkiye’de sınırlı sayıda var, Tayland’da ise her 100 metrede bir. Kozmetikten hotdog’a her türlü ihtiyacınızı bulabileceğiniz mağazaların kokusuna alışmanız biraz zaman alacak. Mağazada hotdog, hamburger vs fastfood ürünler de satıldığından içerideki yoğun koku, alışana kadar burnunuzun direğini kırıyor. Ülkede toplam 6000 7/eleven mağazası var. Bunların yarısına yakını Bangkok’ta. Artık öyle benimsenmiş ki mağazalarda Tayland hatırası olarak 7/eleven baskılı t-shirtler satılıyor.

Tay insanında felaket derecede bir beyazlama çabası var. Kozmetik ürünlerin çoğunda “whitening” yazısını görüyorsunuz. Beyaz ten adeta güzelliğin ve asaletin sembolü. Esmer ten hor görülüyor. Bu yüzden öğlen saatlerinde güneşe çıkmıyor ya da uzun kollu elbiselerle dolaşıyorlar.


Tayland’da ulaşım taksilerin dışında diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde olduğu gibi yolların fatihi TukTuklarla sağlanıyor. Tuktukçular sokaklardaki en büyük mafya. Sakın ola bir TukTukçu ile kavga edeyim falan demeyin.Taksiye biniyorsanız taksimetre açtırın, çok daha ucuza gelecektir.

Taylar komşu ülkelere tepeden bakan burnu havada bir millet. Tayların gözünde Burmalılar, Kmerler, Laoslular aptal, cahil ve işe yaramazlar. Genelde ağır işçilik isteyen işlerde bu fakir komşular çalışıyorlar. İnşaat işçiliği Asya Kürdleri olan Burmalıların elinde. Şayet Tayca biliyorsanız bir restauranta oturup Tayca sipariş verdiğinizde anlaşılmadığınızı göreceksiniz. Çalışanlar genelde Kmerli, Vietnamlı, Burmalı işçiler. Taylar güleryüzlü olmalarına rağmen ırkçılığın yaygın olduğu bir toplum. Cezaevinde yatmış faranglardan dinlediğim kadarıyla ellerine düştüğünüz anda gerçek yüzlerini göstermekten çekinmiyorlar.

Turizmin olmazsa olmazı uyuşturucu piyasası burada da hareketli. Otun yanında en çok tüketilenler MDMA, LSD ve mantar. Otun gramını turistlere 1000 Baht(30 usd)tan satıyorlar. Torbacınızla kanka olursanız 500 Bahta kadar düşürebilirsiniz. Raggae barlar kurtarılmış bölgeler gibi, sigaranızı sarıp güvenle içebilirsiniz. Sarılmış sigarayı raggae barlarda 300-500 baht arası okutuyorlar. Sakın sokakta içmeyin, uyuşturucu bu ülkede yasak ve işi sıkı tutuyorlar. MDMA’nın ise gramı 2000-2500 Baht. Sakın TukTukçulardan almayın MD diye Ritalin ezip satıyorlar. Ayrıca bazı torbacılar özellikle Bangkok’ta polisle ortak çalışıyorlar. Alışverişi yapıp iki adım atınca polise enseleniyorsunuz. Sakın ola uyuşturucu ile polise yakalanmayın, donunuza kadar alırlar, içeri de düşebilirsiniz.

Trafik İngiltere gibi soldan ilerliyor. Merak etmeyin kısa sürede adapte oluyorsunuz. Bangkok dışındaki şehirlerde tuktukçulara para bayılmaktansa motor kiralamak daha makul. Günlük kiralar modeline göre 300-500 Baht arasında. A2 motor ehliyetiniz yoksa tafik kontrollerinde 300 Baht ceza ödüyorsunuz, Türk ehliyetinizi mutlaka üzerinizde taşıyın.

Tayland senelik %7 büyüme gösteren dünyada 30. sırada yeralan bir ekonomiye sahip. Hızla sanayileşen ülkede turizm ekonominin sadece %7’sini oluşturuyor. Turizmde yabancı yatırımlar fazla. Özellikle Rus ve Türk tur operatörlerinin pastadaki payı büyük. Yabancılar için şirket açmak çeşitli şartlara bağlı. Şirket hisselerinin en az %50’sine bir Tayliyi ortak yapmanız gerekiyor. Muhasebeciler belirli bir ücret karşılığında kağıt üzerinde şirkete ortak olup belgelerinizi hazırlıyorlar. Bir şirkette çalışmak istiyorsanız ise “work permit” almanız gerekiyor. Ülkede binlerce kaçak işçi çalışıyor. Özellikle bir kaç acentanınkiler dışında tüm Rus tur operatörlerinin tüm rehberleri kaçak işçi pozisyonunda. Şirketler polise rüşvet vererek elemanlarının kaçak çalışmasına müsade ettiriyorlar. Para bu ülkede her kapıyı açıyor. Her turizm acentası ve turistik mağazalar rüşvet için her ay ciddi meblağlar ayırıyor.

Şirketlerde patron-çalışan mesafesi yok denecek kadar az. Gereksiz saygı, patron karşısında el pençe divan durmak yok. Birlikte çalışılıp birlikte aynı sofraya oturulup yemek yeniyor. İş yerlerine girerken ayakkabılarınızı dışarıda bırakıyorsunuz. Ofiste çıplak ayakla çalışılıyor. Hava 12 ay 30-35 derece dolaylarında gezindiğinden üşütme şansınız olmuyor. Süpermarketler dışında hemen hemen eczaneler de dahil tüm mağazalara çıplak ayakla girmeniz gerekiyor. Ayakkabıyla içeri girmek saygısızlık sayılıyor. Tay kültüründe ayak aşağı bir uzuv olarak kabul ediliyor. Birine doğru ayak tabanınızı gösterecek şekilde oturmak saygısızlık sayılıyor.

Gelelim çok merak ettiğiniz böcek yeme meselesine. Evet kızartıp çatır çutur yiyorlar. Ama daha çok çekirge, hamam böceği gibi küçük olanları. Sokaklarda sattıkları dev örümcekler ve akrepleri pis buluyorlar ve sadece salak turistlere yediriyorlar. Turistler böcek tezgahlarının fotoğraflarını çekmeye bayıldıkları için bu işi de ticarileştirmişler. Fotoğraf çekmek 10 Baht. Böcek ile ilgili kötü bir anımı anlatayım. Bir gün Taylı kız arkadaşımla barda oturuken bizim Mardinli midyeciler gibi seyyar bir böcekçi yanımıza geldi. Kız ile arkadaşı yaklaşık 100 tane böceği kabuklarını soyarak afiyetle yediler. Bi ara sevgi gösterisi olarak kız dudağımdan öpmeye çalıştı, bar sandalyedesinden atlayıp uzaklaştım. Bu da böyle bir anımdır.

Tayland Türk pasaportlarına vize istemiyor. Karayolu ile girişlerde 15 gün, havaalanında 30 gün vize alabiliyorsunuz. Vizenizi uzatmak isterseniz "viza run" denen komşu ülkelere günü birlik giriş çıkış uygulamasını gerçekleştirmeniz gerekiyor.

Yazının devamı için tıklayın.
 

 
 

41 Comments

  1. beleştepe says:

    Selamün aleyküm ayettullah hoca efendi, gerçekten çok feyzli bir bilgilendirme olmuş. Bu değerli yazıyı bizimle paylaştığınız için ve bu sohpete nail olduğum için çok şanslıyım. Güzel yazılarınızın devamını bekliyoruz avs. beleştepeden sevgiler

  2. Dünya Gezgini says:

    Merhaba, bende 8 yıl yaşayan biri olarak sonuna kadar okudum sonuçta bir emek harcanmış tebrik etmemek mümkün değil, ancak küçükte olsa bazı ufak düzeltilmesi gereken yerler var, yada ben yanlış bilgi edinmiş olabilirim, bunun haricinde birde güncellenmesi gerekir diye düşündüm, tebrik ediyorum, selamlar.

    • ayetullah pompalitufek says:

      Merhaba. İlgilendiğiniz için teşekkürler. Eksik gördüğünüz noktaları detaylı aktarırsanız gerekli güncellemeleri yaparım. İyi günler, mesajınızı bekliyorum.

  3. Okyanus says:

    Merhabalar,

    Yazınızı çok beğendim, gerçekten her anlamda bilgilendirici ve merak uyandıran bir blog olmuş. Şu sıralarda Şanghay da bir değişim programı aracılığıyla oğrenciyim ve ülkeden tek çıkış-giriş hakkımı Aralık ortasında toplamda 12 günlük (6 gün Tayland, 6 gün G. Kore) bir seyahat için kullanmaya karar verdim. Şimdilik sadece yerler arasında uçak biletlerimi ayırttım. Tayland dan tanıdıklarım olsa da hepsi yurtdışında bulunuyor ve bu sebeple dilediğim şekilde bir yerli ya da backpacker ile irtibatım ne yazık ki yok.
    Yazdıklarınız bana gerçekten daha çok gezip görmek adına ilham verdi ancak tabi aylarca gezilse bile yetmeyen bu serüveni 6 günde hızlıca bir bakıp geçmek yazık olacak.. Yine de Bangkok da geçireceğim 2-3 gün ve onun dışında nereye gidilmesi gerektiği hakkında öneride bulunabilirseniz benim için çok değerli olacaktır.
    Çin’den selamlar ve tebrikler

    • ayetullah pompalitufek says:

      Selam dostum. Khao San’da konaklamanı tavsiye ederim. Tüm backpackerlar orada. Blogta belirttiğim tapınaklara gidebilirsin. Nehirde turla, bütçen varsa skybara çık. Haftasonu marketini gez. Gece khao sanda partile. 3 gün içinde yapılabilecekler bunlar.

      • Okyanus says:

        Yorumunuz için teşekkürler, Bangkok’ta kesinlikle olabildiğince dolu dolu gezinip sabah akşam koşturmayı planlıyorum, bunun dışında 1-2 gece için de olsa kesinlikle Tayland’da kesinlikle görülmesi gerekiyor denince akla ilk gelen neresi var? Chiang Mai yi arada duydum ancak uçakla gidiliyor sadece sanırım ve uzak olduğu için değer mi bilemiyorum. Pattaya ve Ayutthaya olabilir deniyor ama oraların yüksek kültürel değeri var mıdır sizce?

        • ayetullah pompalitufek says:

          Kültür turizmi için Bkk, Ayuthaya, Chiang Mai doğru tercih. Güney tayland sex masaj denizden ibaret.

  4. Çevik says:

    Bu ülke cidden seks turizmi sayesinde yaşıyormuş. Bu arada şöyle bişe duydum türkler ve italtanlar kızlar tarafından ayrıcalıklıymış doğrumu sence? Yoksa diğer ülkeler gibi türkleri dışlıyorlarmı?

    • ayetullah pompalitufek says:

      Bangkok patlamasından sonra Türkleri dışlıamaya başladılar. Türk ve İtalyanlar hakkknda duydukların uydurma.

  5. C. says:

    gerek icerdigi bilgiler gerekse keyifli uslubunuzla fevkalade bir yazi olmus, ellerinize saglik! Londra’dan sevgiler.

  6. Polat says:

    Üstadim selamlar, bir ayda bir dunya blog okudum ama ne sans ya da beceriksizliktir ki, Sihanoukville’e gelmeden bir gece once (yani dun gece) blogunla tanistim. En cok koyan da seninle bir gece karsilikli "bir buyuk" deviremeyecek olmak, cok uzgunum:( ama istersen zeytin yagi getirdim:) valla acik konusmak gerekirse ben seyahatlerimde Turklerden hep uzak durdum dururum, ancak senin kalitende kafasi olan bi adamin onunde saygiyla egilir oyle dururum. Arar misin, aramaz misin? Cevap verir misin, vermez misin bilmiyorum ama telefon numaram +855962753761, ismim Polat, open-minded ve easy-going takilan free independent tipleriz. Sevgili esim Duygu ile birlikte 40 kusur gunluk maceramizin, iste 10uncu gununde falaniz. Hayat bu, belli mi olur kafasiyla hizli-yavas, ucuz-pahali, local-turistik yani kafamiza ve sartlara gore bukalemun gibi geziyoruz. Lafi uzatmayayim, blogun cok guzel, cok faydali sen de mutlaka ki ise yarar bi adamsin ki TR’den kacmissin.. Gorusemezsek kendine iyi bak. Polat

    • ayetullah pompalitufek says:

      Polat hocam cok gec gordum mesajinizi. Keske karsilasabilseydik. Esinize selamlar, iyi seyahatler.

  7. Fatih Gökay says:

    Çok güzel bir yazı Pompalı hoca. Ocak ayı sonunda Pattaya’ya gidiyorum. Bu Rus jeti düşürülmesinden dolayı Rus işi tedirgin etti beni biraz (Rus mafyası falan). Umarım Türk olmak sorun değildir oralarda. Bir de Tayland sonrası 2-3 günlüğüne Malezya’ya geçmeyi tavsiye eder misiniz?
    Teşekkürler.

    • ayetullah pompalitufek says:

      Hocam selamlar. Herkes ekmeginin derdinde, orada yasayan Ruslarin umrunda olmaz Rusyanin dis politikasi falan. Endise etmeye gerek yok. Malezyaya gelince… Kuala Lumpur benim icin hic de enteresan olmayan futuristik bir teknoloji kenti. Ama Penang`ì tavsiye ederim cok sirin bir yer.

  8. Emre says:

    Ben begendim katarda yasiyorum bende 8 aydir buna benzer bisi yazayim diyorum

  9. meraklı says:

    Kalemine sağlık Abicim.

  10. Can says:

    Elinize sağlık öncelikle, çok keyifli bir yazı olmuş. Yaklaşık 1 hafta Tyaland’da olacağım. 3 gün Bangkok, 4 gün de Phuket olarak planladım. Yazıyı okuduktan sonra direk Phuket mi yoksa Phi Phi adalarında mı kalsam karar veremedim. Bir tavsiyeniz olursa çok sevinirim.

    Sevgiler

    • ayetullah pompalitufek says:

      4 gun Guney Taylandi gezmek icin cok kisa bir sure. 2 gun Puket 2 gun KOh Phi PHIyi gezmenizi tavsiye ederim. iki tarafi da gorun.

  11. emre says:

    merhaba yazı güzel olmuş tesekkürler. iki haftalık tayland gezisini hangi şehirlere kaçar gün paylaştırmak lazım sizce? 5 bkk, 3 phuket , 3 phi phi , 3 pattaya sizce nasıl ?

  12. Mürşit ilim says:

    Sayın Hocam yazınız çok güzel ve aydınlatıcı olmuş. Ancak Phuket fantasea show ile ilgili yanlış bilgi aktarımı olmuş. Fantasea show; tayland tarihini, coğrafi bölgelerini ve yaşam tarzlarını anlatan bir tiyatrodur. Tiyatronun en büyük özelliği fillerin rol alması ve içerisinde akrobasi şov olmasıdır. Ayrıca alanda 8000 kişilik deniz mahsulleri restoranı, giyim, mücevher vb. satıldığı mağazalar bulunmaktadır. Bıraktığı kültürel etki ve yarattığı ekonomik büyüklük sayesinde sadece Phuketin en büyük yatırımı olmakla kalmayıp Taylandın da en büyük kültür tema parkı seçilmiştir. Travesti şov izlemeye giden ilgili arkadaşlar için naçizane bir düzeltme yapmak istedim 🙂

    • ayetullah pompalitufek says:

      Müspet eleştiriniz için teşekkürler. En kısa zamanda gerekli düzeltmeleri yapacağım.

  13. Omer Kucuk says:

    Sayin Pompali Hocam,
    Guzel bilgilendirmeleriniz icin tesekkurler.
    Ben bir anlik gazla ucak kampanyalarini kovalarken qatar airways’ten 12-21 Mayis 2017 tarihlerine bilet aldim.
    Simdi plan program yapmaya basladim.
    Kafamdaki dusunce ucaktan iner inmez (13 Mayis sabahi) Phuket’e devam edip, orada da hic beklemeden phi phi adasina gecip, 17’sinde phuket’ten ayrilip bangkok-pattaya’da gecmek.
    Dedigim gibi, olaylar bir anlik gazla gelistigi icin bu seyahati tek basima planliyorum.Simdi kafamda bir takim sorular var, yardimci olursaniz sevinirim.
    Oncelikle butcem sinirli, pahali otellerde kalmadan guest house’larin tek kisilik odalarinda kalmayi dusunuyorum..bu otellerin guvenlik durumu nedir, ben yokken odadan biseylerin calinmasi olasi midir?
    Gecen hafta bangkok-phuket arasi ucaklara baktigimda git-gel 70-100 arasi fiyatlara ucak vardi , simdi 250 lira seviyelerinde, bu guzergahin normalde fiyatlari nedir? daha fazla beklemeden alayim mi dersiniz? (biraz daha artarsa phuket’i iptal edecegim gibi gorunuyor)
    son olarak da yaptigim plan-program sizce nasil ? fiyat/performans olarak en verimli tatili yapmak niyetindeyim.
    Simdiden tesekkurler.

    • ayetullah pompalitufek says:

      Dostum cok guzel plan yapmissin, ben de olsam guneyden baslar Bangkokà gecerdim. Puketì iptal etme derim imkanin varsa. BKK ucak fiyatinin birden artmasina sasirdim. Normalde 50-60 dolara bilet bulunuyor. Kampanyalari falan kovala, tekrar tekrar fiyatlari check et. Amacin gezmekse dormlarda da kalabilirsin daha ucuza gelir. En kotu otelde bile kasa bulunuyor. degerli esyalarini odandaki veya resepsiyondaki kasalarda tut. genelde guvenlidir ama sikinti ciktigi durumda sana yardimci olabilecek bir kurum bulunmuyor. Sadece polise sikayette bulundugunla kalirsin. Iyi yolculuklar simdiden.

  14. Eren says:

    Merhaba,

    1) Tayland’da çalıştığınızı sanıyorum. Çalışma vizesi ve oturma izni almak Türk vatandaşları açısından kolay mıdır?

    2) Özel bir konu olmayacaksa, nasıl iş bulabildiniz? Yani kendiniz internetten başvuru mu yaptınız, yoksa bir bağlantınız mı vardı? Kendiniz başvurduysanız bu süreç hakkında nasıl bir tavsiye verirsiniz? Hangi yolları izlemek gerekir, hangi alanlarda kendimi ilerletmem (kısa vadede) daha doğru olur? Teşekkürler.

    • ayetullah pompalitufek says:

      Tum yabancilar icin bu isler artik cok zor. Turklere daha da zor. Ben bi baglantim araciligiyla is bulup kacak calistim. Tayland cok paraniz yoksa yasayabileceginiz bir yer degil. Max. 1 sene takilip ayrilirsiniz ancak.

  15. rıdvan says:

    merhabalar sevgili dostum, kamboçya ve tayland yazılarını okudum, bittim.bir kaç yıl taylandda yaşadım.benim 30-40 sayfada anlatamayacağım şeyleri çok güzel özetlemişsin.kamboçya ile ilgili deneyimlerinden faydalanacağım. ağzına sağlık, kalemine kuvvet.

    • ayetullah pompalitufek says:

      Sizin gibi bu coğrafyada yaşamış birinden bu övgüyü almak önemliydi Rıdvan hocam. Teşekkürler. Kamboçya ile ilgili istediğiniz zaman bana ulaşabilirsiniz.

  16. Ayaman41 says:

    Cok güzel yazmışsınız. Bende tek başıma taylanta gidiyorum. Şubat 22 biletimi aldım. Ancak bangkok phuket arası bilet fiyatları birden yukselmeye başladı. Bir arkadas bu konudan bahsetmiş. Ben risk alarak diğer hava alanından yani dmk dan gidiş dönüş aldım. Yarı fiyata 280 tl ye geldi. Bkk dmk arası serviste varmış. Yabancı dilim yok bir haftalık ais kart alıp internetten sözlük çeviri ile halletmeye çalışıcam. Heycandan patlamak üzereyim. 👍👍

    • ayetullah pompalitufek says:

      Ais kart en doğru seçim. Keşke dilin olsaydı. Ama dışa dönük bir insansan dil bilmeden de kendine ortam kurabilirsin, zira insanların egosu buna müsade edecek kadar düşük. Kondomları patlatma dikkatli ol.

  17. zencani says:

    eski yenge de erik gibiymiş yakışır holy pompalı

  18. Çek bi Haydari masa 5 says:

    Hocam öyle güzel anlatmışsın ki bir bakıp çıkayım dedim, orası burası derken yazı bitti, umarım herşey istediğin gibi olur ellerine sağlık, Haziran 2017 Bkk da olacağım, şeref sözü rakın hazır,

  19. cüneyt says:

    hocam çok güzel yazmışsın çok yol gösterici kasım ayında tayland ve kamboçya tatili yapıcaz 3 arkadaş. oralarda olursan tanışmakta isteriz kafa adamsın vesselam kendine iyi bak

  20. mehmetcan says:

    Ya varya hakikaten bravo! Tam aradığım tarzda bir yazı olmuş, uzun olmasına rağmen hiç sıkılmadım ve okudukça okuyasım geldi… Diğer bloglarda v.s. hep çevreyi öven, samimi olmayan yazılar vardı. Şimdi ben birde size bir soru sormak sormak istiyorum: Biz arkadaşım ve onun kız arkadaşıyla 4 günlüğüne, 3 kişi phuket’e geleceğiz, öncesinde de sadece arkadaşımla 4 günlüğüne bangkok yapacağız. Phukette daha çok adalara vakit ayırmaya geldik çünkü bize o fotoğraflarda gördüğümüz temiz suya sahip deniz kıyılarının adalarda olduğu söylendi. Biliyorum 4 gün değil 40 gün olsa yetmez ama sizce zamanımızı nerede daha çok geçirmeliyiz ve konaklama için phukette ve adalarda en merkezi noktalar neresidir acaba? ona göre airbnb’den ev bakacağız:) şimdiden teşekkürler…

    • ayetullah pompalitufek says:

      Bangkok’ta 3 hün yeter. Gezilecek yerleri Google dan bulabilirsin. Bir gece Khao San road’ta partileyin. Underground seviyprsanız Glow, Mustache, manitacılık için Sugar Club. Thaili hatunlar yıkılıyor, ama para talep edebilirler.
      Puket’te Patong beach’te kalın. Nai Harn ve Kata beach’te denize girin.
      Nerede kaldığın önemli değil botla Koh Phi Phi 3 saat. Speed botla 1 saat ama pahalı. Phi Phi’de 2 gece geçirin. Bangkok’u kısa tut, adalara vakit ayır.