GALAKSİ FLÖRT REHBERİ

Asya'ya Başlarken
ASYA`YA BAŞLARKEN
4 September 2015

GALAKSİ FLÖRT REHBERİ

 
 

 

Yeryüzünde yedi kıtadan, 51 ülkeden yaklaşık 300 kadın ile date* eylemem sonucu edindiğim tecrübeler, beni Türk gençliğine faydalı olacağını düşündüğüm "Galaksi Flört Rehberi"ni kaleme almaya motive etti. Alfa erkeği miyim yoksa Omega mı bilemiyorum ama, iki senesi dışında 36 yıllık hayatımın tamamını yalnız geçirmem, turizm sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimim, 2,5 yabancı dil ve son dört senedir yurtdışında yaşıyor olmam, dünyanın farklı bölgelerinden kadınlarla deneyim yaşamamı sağlayıp; skor tabelasını ortalamanın biraz üzerine çekti. Ortaya `bu rakamlarla övündüğüm` gibi bir sonuç çıkmasın. Kulağa hoş gelse de hayatımın %95'ini single geçirmem, haz bağımlılığı, senede bir girilen ve her seferinde işkenceye dönen STD testleri bu hedonist yaşam tarzının bedelleri arasında. Dünyanın dört bir yanından çeşit çeşit kadınla birlikte olup çıtayı fazla yükseltmek, belki de mutluluğa ulaştıracak olan ortalama bir cinsel hayata ve aşk hayatına ister istemez burun kıvırmayı beraberinde getiriyor, aslında bu da ödenen bir bedel.

Rahatsız edici cümlelerle konuya giriş yapalım. Şüphesiz her kadın ayrı bir dünyadır ve ayrı ayrı ele alınmalıdır; fakat çocuklar, ben, genellemelere bayılırım. Devleti erk olarak tanımlayıp; cinsiyetçi otoriteye hayatın her alanında karşı çıkan feminist hareketin içinde bulunmuş kadınların bile, kafalarındaki algoritmaya göre erk sahibi olmayan bir erkeğe biçecekleri rol "Meriçlik"ten öteye gitmeyecektir. Erk olgusu çağlara göre biçim değiştirebilir. Kas gücü, nüfuz, zeka, kariyer veya cüzdanınızla erkinizi ispatlayamazsanız; kadınlar tarafından "Beta erkeği" olarak kodlanıp "sadece arkadaş" sıfatıyla kavanozu dışarıdan yalamak zorunda bırakılırsınız.

İçinden geçtiğimiz çağ kapitalizm olduğundan erk kavramı bugün paraya karşılık gelmektedir. Bunca çirkin ve davar herifin yanında güzel kadınlar görmenizin gerekçesi tam da budur. Emin olun sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde kadınlar kara borsadır, ortalama ve üzerinde her kadının peşinde birden fazla adam vardır. En iyi teklifi yapan kazanır. Kadınlar kişiğinizden ziyade ona neler vadettiğinizle ilgilenirler. Gücü ve parayı nasıl elde ettiğiniz gündem dışıdır, haticeye değil neticeye bakarlar. Bu cümlelerimden dolayı beni linç etmeye kalkacak feministler, paranın her kadın için önemli olmadığını savunacaklardır. Onları, boşanma davalarında kocalarının donlarına kadar alırken görebilirsiniz. Yeterince Maskülizm propogandası yaptığımıza göre asıl konuya girelim. Genel bilgileri aldıysak ülkelere ve coğrafyalara göre kadınları tasnif etmeye başlayabiliriz.

 
 

ORTADOĞU VE KAFKASLAR

Sınır komşumuz İran ile başlayalım. Vallahi Türklerden kat be kat medeni olmalarına rağmen başlarındaki molla rejimi belasına çok talihsiz bir kaderi paylaşan bir toplum. Antalya'daki yat partilerine katılmıştım, ne içip içip barbar Türkler gibi kavga çıkardılar, ne de sen benim kıza baktın diye atarlandılar. Anlamlı bakan kömür karası gözlerinin hastasıyım. Aynı ortadoğu denen çöplükte yaşamamıza rağmen bizim Turkalara göre çok daha sıcakkanlı, flörtöz ve dişiler. Tahran'da parkta voleybol oynayan kızlar tanışmak için topu size fırlatabilirler, şaşırmayın. Bizimkiler gibi kibirli değiller. Tek kusurları burunları, onu da erken yaşta düzelttiriyorlar. Ülke kadınlarının %90'ının burnu ameliyatlı. Kalın kaşları ve fabrikasyon burunlarından dünyanın neresine giderlerse gitsinler tanıyabileceğiniz kadınlardır. Malesef Türkiye'yi cennet sanıyorlar, kapağı atmak için evlilik yapmaya meyilliler. Ciddi düşünüyorsanız yürüyün derim, evli arkadaşlarım memnun gibiler. Gönül eğlendirmek isteyenler Kuzey Tahran'ın zengin muhitlerinde, evlerin gece klübüne çevrilmiş bodrum katlarında gizli organize edilen Perşembe partilerine akıp seksin ve uyuşturucunun dibine vurabilirler. Antalya'da Nevruz bayramının olduğu Mart ayında bolca akın ederler. Sıkı içerler, yatakta sert severler. Sarışın, mavi gözlü iseniz ve İngilizceniz varsa şansınız yüksek. Deneyimli arkadaşların haklısın sayın hocam dediğini duyar gibiyim. Neyse dersi blok yapıcaz kimse bir yere ayrılmasın.

 


 
Yine uzaklara gitmeden Kafkaslara açılalım. Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve diğer Rusya Federasyonu'na bağlı Çeçenistan, Dağıstan ve öteki küçük Cumhuriyetler. Hepsi şahsına münasır uzun boylu, beyaz tenli güzel kadınlar. Gürcüler dışındakiler muhfazakardırlar. Bunlarda "date" kültürü olmaz, aile kızlarıdırlar. Feodal aile yapıları nedeniyle öteki post-Sovyetik müslüman ülkeler gibi Ruslaşmamışlardır. Dini gerekçelerle oral sekse falan karşı çıkabilirler, şaşırmayın. Ermenilerin eski jenerasyonu Türk düşmanı, kızlarını vermezler. Ama yeni nesil bu tür ilkelliklerden daha uzak. Azeriler bizim çomarlarla evlenip düğün gecesi sırra kadem basıyormuş, dikkat edin. Çeçen kadınları en az erkekleri kadar tehlikeli duruyorlar, enteresan bir millet. Bulaşmamak daha doğru olur. Çerkesler zaten içimizde yaşıyorlar. Kapalı bir toplum olmalarına rağmen yeni nesil daha açık. Türkiye'deki en güzel kızlar Balkan göçmenleri ile Çerkeslerden çıkıyor, biliyorsunuz. Şahsen Agnostik olmama rağmen Eski Sovyet toplumlarında en güvenilir bulduklarım yine Müslüman kadınlar. Ortodokslar zıvanadan çıkmış durumdalar, Jesus ıslah etsin. Yeryüzündeki en açık müslüman toplum Tatarlar ve Kazaklar sanırım. Kendine müslüman diyen bu hanım kızları sıcak denizlerde ip mayolarıyla güneşlenirken görebilirsiniz. Kimliğinizde İslam yazıyor oluşu bu kızlarla iletişim kurmak için büyük avantaj. Ramazan ayında oruç tutarken iftardan sonra camiye değil eğlenmek için club'a gidip danseden insanlar. Böyle dine can kurban.
 
 

Gelelim İsrailoğulları'na. Mısır'dan kovulduklarından beri binlerce yıldır tehdit altında yaşayan bu kavim, kendini tehlikelerle baş etme konusunda geliştirmiştir. İki yıl vatani görev yapan bu hanımefendiler en az erkekleri kadar toplumda söz ve nüfuz sahibidirler. Hepsi birer gizli servis üyesi kadar şüpheci ve pratik zekaya sahiptir. Benim gibi hedefe ulaşmak için Türk olduğunuzu gizleyip Sırpım derseniz foyanızı ortaya çıkarmaları 20 saniyelerini alır. Ayrımcı bir kültürde büyüklerinden Yahudi olmayan bir erkekle birlikte olmayı hem bünyeleri hem de aileleri kabul etmez. Arap bir erkeği severlerse aile tarafından kınanır ve dışlanırlar. Ama aynı şey mazlum Filistin halkının bölgesinde yaşandığında, Yahudi ile aşk yaşayan bir erkek veya genç kadının aile içi cinayete kurban gitmesi olasıdır. Brezilya bikinisi ile güneşlenmeyi tercih eden seksi kızlarında Ortadoğu tutuculuğu vardır, kendi erkekleri ile dahi tek gecelik ilişkiler yaşamaktan kaçınırlar. (Kendi milletine vermeyen Türk'e nasıl versin?) İsrail dışında yaşayan Yahudi hanımefendilerde ise bu muhafazakarlığın izine rastlanmaz, yaşadıkları kültüre tam entegre olmuşlardır. İsrail'de Etiyopyalı Afro-Yahudi bir azınlık yaşamaktadır. ( Etiyopyalı kadınlar bana göre kara kıtanın en güzel kadınlarıdır). Kendileri de İsrail'de ayrımcılıktan nasiplerini aldıklarından dolayı olsa gerek, diğer din kardeşleri gibi ırkçı ve ayrımcı değillerdir. Ayetullah hocanız bu zor görevi de başarıp bir Kanadalı, bir İsviçreli bir de İsrailli Musevi hanımefendi ile birlikte olmaya muvaffak oldu, siz sünniler denemeyin. Sefarad ya da Aşkenaz iseniz zaten önünüzde engel yok demektir, kolay gelsin.

 

 
 
 

RUSYA ve BALKANLAR

Hepinizin hemfikir olduğu üzere, boyu, posu, endamı ile şüphesiz insan ırkının en güzide örnekleri bu coğrafyada yaşamaktadır. Uzun kemikli ayakları dışında (o boyu başka ebatta bir ayak taşıyamaz, dinamiğe ters) kusursuz sayılabilecek güzelliktelerdir. Fakat kurban olduğum yaratan bir yerden verirken başka yerden alıyor. Davulun sesi uzaktan hoş gelir, Antalya sahillerinde gördüğünüz taş gibi Ruslar, iç dünyalarında Türk kızlarını aratmayacak kadar kezban, histerik ve kaprislidirler. Köylü köklerinden kurtulamadıklarından ve Rusya'nın görece dışarıya kapalı ve kendine yeten sosyo-ekonomik yapısı sebebiyle dünyanın geri kalanıyla iletişimleri sınırlıdır, kültürel olarak farklıdırlar. Dişilik bizdeki gibi aile tarafından baskılanmadığından seksüel olarak özgürdürler. Cinsel anlamdaki rahatlıkları yatağa da yansır. Bu sebeple ülkemiz gençliğinden sık sık " Bugüne kadar biz eşek sikmişiz abi ya" cümlesini Ruslarla ilk birlikteliğini yaşayan gençlerimizden duyarsınız. Rus turist hanımefendileri tavlamak istiyorsanız ilk gün acele etmeyerek gezmek istediği yerlere götürün, alışverişine yardımcı olun, ilgisini çekebilecek ilginç yerleri gösterin. Bu çalışmanın karşılığını ikinci günde alacaksınız. Title'a çok önem verirler. Üç yıldızlı sikik bir otelin animasyon müdürü bile olsanız otelinizdeki Ruslar size bayılacaklardır. Daha detaylı bilgi almak isteyenler Rus Kadını ile Münasebetlerde Dikkat Edilecek Hususlar isimli çalımamdan yararlanabilirler.

Ukrayna hem düşman kardeşi Rusya'ya nazaran güzellik ortalaması daha yüksek hem de insanı daha sıcakkanlı bir ülkedir. Kiev'de sokakta yürüyen her 10 kadından dokuzu model kıvamında. Fakat benim gibi Kiev'de rocker çıtır avlayacağım diye Red Hot Chili Peppers konserine gitmek gibi bir gaflette bulunmayın. Normal zamanda sokakta göremeyeceğiniz 5/10 vasat kızların hepsi bu ülkede Rock Fan'ı. Kiev'in boku çıkmış durumda, gidecekseniz Türk ve Arapların ayak basmadığı taşra kentlerini tercih edin. Tinder'ın yanında Mamba da yükleyin. Profil fotoğraflarınızda ne kadar hippie, gezgin, bohem olduğunuzu göstermeyin, ekmek yiyemez, Türkiye'ye geri döndüğünüzde maceralarınızı soran arkadaşlarınızın karşısında boynu bükük durursunuz. Şık mekanlarda çekilmiş iyi giyimli fotoğraflarınızı yükleyin, bu tür ülkelerde para her kapıyı açar, unutmayın. Paranız yoksa da varmış gibi davranıp gerçek ortaya çıkıncaya kadar keyfini çıkartın.

Karadeniz'in öte yakasındaki birbiriyle akraba olan iki ülke Moldova ve Romanya da insan ırkının en seksi örneklerine ev sahipliği yapmaktadır. Hele ki yoksulluk ve işsizliğin büyük problem olduğu Moldova, güzelliğini paraya çevirmeye meyilli yoğun bir kadın nüfusuna sahip. Transdinyester adlı birkaç ülke dışında varlığını kimsenin kabul etmediği, Sovyetler dağılırken Moldova'dan kopan ve sosyalist sembolleri kullanmakta ısrar eden ülke, Antalya fuhuş sektörüne önemli miktarda seks işçisi göndermektedir. Ayrıca Moskova'da oligarkları söğüşleyen "gold digger" nüfusunun da kayda değer bir kısmı Moldovalıdır. Asla güvenilmeyecek bir millet olmalarına rağmen şu fani dünyada insanın evi barkı üzerlerine yapası geliyor. Ciddi ilişki düşünenlere daha eğitimli, kültürlü, Allah vergisi güzelliklerine rağmen kibirli olmayan Romanya kadınlarını tavsiye ediyorum.

 

 
 
 

RİYAKAR AVRUPA

Nefis Doğu Avrupa ve sıcakkanlı, Akdenizli Güney Avrupa'yı tenzih ederek konuşuyorum, Kıta Avrupası ve Britanya'dan kadın çıkmaz. Ne öyle sarı sarı hepsi birbirine benziyor. İri kemikli, yağlı ve bakımsız olmaları da cabası. Doğu Avrupa kadınlarının seksapalitesini kıskanıyorlar. Doğu Avrupa'da favorilerim Slovakya ve public porn videolarıyla ünlü Macaristan. Macaristan ne slavlara ne de Kuzey Avrupalılara benziyor. Çok güzel olmaları Atilla'ya uzanan kan bağımız olduğu teorilerini çürütüyor. Avrupalı erkeklerin de istahını kabartmış olacaklar ki Avusturya'nın gencoları arabaya atlayıp haftasonları eğlenmek için Macaristan'a gidiyorlar. Polonyalılar en az akrabaları Ruslar kadar zarif ve alımlı fakat Avrupa ile olan tarihsel bağları sebebiyle Rusların davarlıklarına sahip olmayan, aile hayatına uyumlu medeni kadınlardır. Ciddili yürünebilir. Çek Cumhuriyeti, yeni adıyla Çekya'nın başkenti Prag gece hayatında uçuk alternatifler sunan bir kent. Seksüel olarak çok açık olsalar da güven vermeyen menfaatçi kızlara denk gelmem beni bu ülkeden soğuttu.

Prototip birer sanayi toplumu örneği olan Alman ve Avusturya kadınları evet biraz sıkıcılar ama en azından özüne sözüne güvenilir tipler. İngilizler gibi fahişe değiller. Zor güvenirler, bilhassa Türklere karşı şüphecidirler fakat güven aşıladıktan sonra kapris yapmadan sizinle her yola gelirler. Delici mavi gözleri şahanedir, bakımlı temiz kızlardır. Avrupa kadınlarını tavlamak istiyorsanız onlara "ne kadar Türk olmadığınızı" kanıtlamanız gerekecektir. Son seçimlerde Avrupa'da açılan sandıklardaki oy oranına bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.

Gelelim İngiliz sürtüklere. Tamam Mr. and Mrs. Brown'ı biz de seviyoruz, çok nezih dostlarımız da var fakat aksanından tutun da sahte samimiyetlerine, abartılı davranışlarına bu derece irite olduğum başka bir millet daha yoktur. Hele ki genç nüfusu cahil mi cahil, değil dünya hakkında, Britanya hakkında en ufak bir fikir sahibi olmayan bir güruhtan bahsediyoruz. Aşırı yüzeysel bar muhabbetlerine 10 saniyeden fazla tahammül edemiyorum. Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Afrika, her ne kadar kanında Anglo Saksonluk olan millet varsa hepsi aynı bokun laciverdi. Bu göbekli, çilli, çenesi düşük kızları tavlamak istiyorsanız ana kural; en az onlar kadar boş ve yüzeysel muhabbet çevirebiliyor olabilmeniz lazım.( Bu yüzden Muğla yöresinin gençleri ve Kürt kardeşlerimiz İngiliz kaldırma konusunda başarılıdırlar. Ne kadar görgülü ve eğitimli iseniz İngilizlerle iletişimde o derece başarısız olursunuz.) Genelde barlarda sarhoşken sikik egolarını unutup seks partneri ararlar. Mekanın loş ışığında ve promil seviyesi nedeniyle detaylar flulaşacağından uzun boylu ve iri kıyım olmanız, tipsiz de olsanız size avantaj sağlayacaktır. Dans edicem ayağına arkadan yaslamayın, yüz yüze iletişimi tercih ederler. Genelde sarhoş olduklarından 2 dakikalık sohbet yiyişmeye dönüşecektir. Ahlak, cibiliyet olmadığından dün gece koynunuzda olan İngiliz kızı ertesi gün selam vermeyebilir. Hatta gözünüzün içine baka baka başkasıyla takılır. Bu yüzden seneler önce Ölüdeniz'de iki Fethiyeli genç birbirini bıçaklamıştı, Allah rahmet eylesin.

Avrupa'nın en sevdiğim tarafı güneyi. Akdeniz kültürünü paylaştığımız İspanya, İtalya ve Portekiz insanı, samimiyeti, misafirperverliği ile soğuk Kuzey Avrupalılardan ayrılırlar. Portekizliler şüphesiz dünyanın en güzel kalçalarına sahip kadınları. İspanyollarla birlikte Avrupa'da dans etmeyi becerebilen tek millettirler, onları latin müzikleri eşliğinde oynarken izlemek bir zevktir. Tutkulu, kanlı canlı olmalarına rağmen muhafazakardırlar. Kuzey Avrupa kadar açık fikirli olmalarını beklemeyin. Bangkok'ta eski kız arkadaşınız ve bir ladyboyla 3some yaptığınızı anlatırsanız hızla yanınızdan uzaklaşabilirler.

Bir barda hanımefendinin biri başka bir masadan size utangaç bakışlar atıyorsa İsviçrelidir, korkmanıza gerek yoktur. Gözünüzün içine bakıp kadehini kaldırıyorsa Belçikalıdır, kafanızı başka yöne çevirirseniz kurtulursunuz. Ancak, sizi gözüne kestiren bordo bereli Fransızsa kaçmanıza lüzum yoktur, o sizi zaten bulur. Avrupa'nın en flörtöz kadınları Fransızlardır. Kafaya koyduysa sizi tavlayacaktır. Gelip size rahatlıkla asılabilirler. Erkekleri çok kibirli, kadınları daha dost canlısıdır. İyi mekanlarda iyi yemekler yemeyi, güzel müzikler eşliğinde kaliteli şaraplar içmeyi severler. Fularlı, elinde kadehli karikatürize edilen Fransız tiplemesi gerçektir. Sanat sever bir millettir, eleganlıklarını korumalarına saygı duyuyorum. Morocco kökenlileri daha da cana yakındır, Afrika başlığında bu konuya ayrıca değineceğiz.

 
 

KARA KITA AFRİKA

Öyle aman aman bildiğim bir kıta değil. Kuzeyi Fransızca, Güneyi İngilizce konuşuyor. Siyahlar beyaz insana göre her zaman egosu zayıf ve dost canlısı olagelmiştir . Rahatlıklarına ve siklemezliklerine hep gıpta etmişimdir. Güney Afrikalılarla zamanında evimde bir parti vermiştim, evin içine bir sıçmadıkları kaldı.(Onu da yaptılar da hadi burada anlatmayayım.) Fas, Kuzey Afrika'daki Arap-müslüman ülkelerden en liberal olanı. Fransa burayı kendine benzetmiş. Fas kadınları inanılmaz işveli cilveli ve çekici, Afrika'nın Ukrayna'sı diyebiliriz. Ana dilleri Arapça olduğu için Suudi şeyhlerin gözdesi olmuşlar. Arap şeyhleri eşlerinden gizli bunlarla dost hayatı yaşıyorlar. Hatırlarsınız, Berlusconi'nin başını yakan da Faslı bir çıtır olmuştu

.

Siyah ırk fiziksel olarak kesinlikle üstün. Atletik bir kadını -memesiz 100 metre maratoncusu olmadığı takdirde- hangi erkek sevmez ki? Fakat şöyle bir şey var ki siyahi bir kadınla öpüşürken teninin ve iskelet yapısının farklılığını çok yakından hissediyor ve iç sesimin "dünya halkları kardeştir" şeklinde slogan atmasını engelleyemiyorum. Kongo Fransızlardan riyakarlığı almış, Senegal kızları bir gün bakıyorsun türbana girmiş, bir bakıyorsun kıvırcık saçlarını açmış altında muhteşem kavisli kalçalarını gösteren bir tayt ve topuklu ayakkabı ile tüm sokağı kendisine hayran ediyor. Boko Haram abazaları kudursa da Afrikalı müslüman kızlar asla süsünden, püsünden, seksapelinden taviz vermiyorlar.

Kara kıtanın en güzel kızları, havasından mıdır, suyundan mıdır bilinmez Etiyopyalı kızlardır dostlarım. İncecik slim bedenleri ve kaba olmayan, ince yüz hatları insanı hayran bırakır. Michael Jackson "Liberian Girl" yerine Etiyopyalı kızlara türkü yaksaymış isabet olurmuş. Yahudi olanları İsrail Devleti'nin kurulmasıyla o tarafa göçmüşler. Hatta 2013 senesinde Etiyopya kökenli model Titi Aynaw Miss İsrael seçilmişti, bunu da not edelim.

Çok Merak ediyorsanız evet dostlarım, *mları pembe.

 

 
 
 

AMERİKA / YENİ DÜNYA

Amerikalı belgeselci Michael Moore'un sokak röportajlarından izlediğimiz kadarıyla ABD'liler über cahil bir tüketim toplumu. Fakat Asya'da tanıştığım turistler ve gezginler çok cool insanlardı. Aşırı özgüvenli ve girişkenler, İngilizler gibi sürü halinde değil tek tabanca geziyorlar. Cinsel olarak özgürlüğün zirvesindeler. Aynı özgüvenle yaklaşırsanız olumlu dönüşler alırsınız. Saf kuzenleri Kanadalılar evet az biraz salaklar ama cinsel olarak daha da açıklar. Fransız kantonunda yaşayanları yine Fransız, aynı tavırları gözlemlemek mümkün. Kuzey Amerika'da STD(Cinsel yolla bulaşan hastalıklar) bilhassa HPV oranları çok yüksek, neredeyse her iki kişiden biri pozitif. Kondomla bile bulaşabilecek bu virüslerden kaçış yok, en azından riski azaltmak için her önünüze gelen hanıma oral seks yapmayın.

Latin Amerika denilince hepimizin aklına Amerikan pornoları geliyor. Alev alev tutkulu, yaşam sevinci dolu kadınlar. Emekliliğime doğru bu coğrafyaya akıp, " tüh ulan keşke daha önce gelseymişim" demeyi düşünüyorum. En sevecenleri Brezilya ve Kolombiyalılar. Kolombiya'da her ne kadar estetik yaşı 16'ya kadar düştüyse ve sokakta estetiksiz meme bulmak zorlaşsa da tartışmasız Latin coğrafyasının en güzel kadınları.(Latin Amerika'nın Ukraynalıları). Kendilerini Dünya Kupası tribünlerinden tanıyorsunuz. Aynı zamanda "family oriented" olarak nitelendirilen aile odaklı kadınlar. İmkanı olan gidip oralardan kız alıp ömrünü uzatsın. Türk kızlarına fiziksel benzerlikeri internette dönen geyikler arasında. Peru kızları da seksi. Beyaz kökenli olanlar Maya kökenlilere göre bir tık daha seksi. Asya'da tanışıp bir öğlen yemeği yeme şerefine eriştiğim Perulu bir hanımefendinin instagramını vereyim de ne demek istediğimi anlayın. "@mpau56"

Gelelim sosyalist Küba'ya. Bunlar da Amerika kıtasının en histerik kadınları. Çok çabuk öfelenen, sinirlenince gözü bir şey görmeyen kadınlar. Yoksulluğa rağmen ülkede ciddi kilo sorunu var. Muhteşem dans ediyorlar, onları izledikten sonra Türkiye'de clublarda gogo yapan slav piliçlere kafanızı çevirip bakmazsınız. Kübalı kızlar Çin'deki klüplerde dans etme bahanesiyle dans gruplarıyla yurtdışına çıkıp, part time fahişelik yapıp bol dolarla ülkelerine dönüyorlar. Hepsi rejim muhalifi ve Amerikan hayranı lümpen, cahil tipler. Kafanızdaki sosyalist Küba halkı imajını yerle bir ediyorlar. Hiçbir şeyin kitaplarda yazdığı gibi olmadığını malesef yaşayarak öğreniyorsunuz.

 

 
 
 

ASYA / YELLOW FEVER

 

 
 

 

"Yellow Fever", Asyalı kadın fetişi olan beyaz erkekler için kullanılan bir terimdir. İlk kez komünizme karşı Asya'yı yakıp yıkmaya gelmiş Amerikan askerlerinin yerel halkı fahişeliğe alıştırması ile başlamış bir akımdır. Bu akım günümüzde, emekli aylığını dünyanın kerhanesi olan ucuz Güneydoğu Asya ülkelerinde kızı, torunu yaşında kızlarla yiyen batılı erkeklerce sürdürülmektedir. Son dört yıldır Asya'da çekiklerin içinde yaşadığımdan kelli Asya kadınını sizlere detaylı bir biçimde anlatacağım.

Asyalı sarı ırkın neden bu kadar garip olduğunu hep merak ederdim. Harari'nin "Homo Sapiens" adlı eserinde DNA'larında %4 Homo Erectus geni taşıdıklarını okuduğumda bir aydınlanma yaşadım. Avs.min Erectusları... Asya'ya yolu düşen her Caucasian beyaz erkek gibi ben de ilk başlarda sadece sarışın batılı gezgin kadınlarla ilgileniyordum, Asyalıların hepsi gözüme böcek gibi gözüküyordu. Fakat belli bir süre sonra yine her erkekte olan "yellow fever" benim de kanıma girip bedenimi teslim aldı. Zamanla çekik gözlü sarı ırka gözünüz alışıyor ve egzotik yönleri ilginizi çekmeye başlıyor. Eğitimsiz ve yoksul olmalarına rağmen her daim genç göstermeleri, pürüzsüz sıkı tenleri, kilo almayan slim bedenleri, pozitiflikleri ve güleryüzleri Asyalıları batılı kadından üstün kılan yönler. Bunun yanında en fakir Kamboçya'sından gelişmiş Güney Kore'sine tüm Asya kadınlarının erkekten tek beklentilerinin para olması değişmeyen tek gerçek. Kendi evinizi ve arabanızı henüz alamadıysanız Kore ve Çin'de evlenecek kız bulma ihtimaliniz, Kore'nin dünya kupası almasından daha düşük.

Çinli kadınlarla tanışmadan önce dünyanın en ateşli kadınlarını Ukraynalılar zannederdim. Rus veya Ukraynalı bir hanımla 1-2 posta birlikte olduktan sonra hanımlar doyuma ulaşıp, sırtını dönüp mışıl mışıl uyurlar. Bu Çinli vahşiler kıtlıktan çıkmış gibi sevişiyorlar.(Çinli erkekleri göz önüne alınca anlaşılabilir bir durum) Yatakta pek az şeye hayır diyorlar, zaman limitleri yok, geceyi uyumadan geçirmeye okeyler. İfadesiz yüzleri, futbolcu gibi kalın bacaklarına rağmen beyaz tenleri, zarif kıyafetleri, karizmatik çekik gözleri bu kadınları çekici kılıyor.

Uzakdoğu kadını, içinde havaifişekler de patlasa kültürel sebeplerle bunu dışarıya vurmamayı tercih eder. Asya'da göz flörtü yoktur, göz teması kurmaya çekinirler. Bu yüzden duygularını anlamak zordur. Hoşlandığınız çekik gözlü bir hanımefendiye işaret beklemeden yürüyünüz. Misal bir restauranttaysanız başka masadaki bir kızı kendi masanıza davet etmeyi deneyin, ego yapmadan teşekkür edip gelecektir. Şayet yalnızlarsa, yabancının davetini reddetmek ayıp karşılanacağı için davetinize icap etme gereği duyarlar. Bu sebeple davetkar olan taraf siz olmanız gerekir. Merak etmeyin, bu davranışınızdan ötürü Feminist Tuuçeler gibi "tacize uğradım" diye facebook hesaplarınızı sosyal medyada ifşa etmeye kalkmazlar.

Çinli hanımefendi tatile arkadaşlarıyla gelmişse, sizden çok hoşlansa bile şansınız sıfıra yakındır. Batılı arkadaş gruplarında kızın gruptan kısa süreli kopuşlar yapıp birileriyle date'leşmesi normal karşılanırken Çinlilerde bu, arkadaşlarını yalnız bırakmak olarak algılanır. Ne anlatırsanız anlatın beyhude, sabit fikrini değişitiremezsiniz. Bir de sizinle takılıp arkadaşları aracılığıyla ülkeye tatil dedikodusu götürmek istemez. Gördüğünüz gibi Asyalılar bireysel hareket etmekten aciz köle ruhlu insanlardır, sürüden ayrılmaya korkarlar. Ama gözlerden ırak tek başına tatil yapıyorsa ve İngilizce biliyorsa o iş tamamdır. Ruslar gibi ikinci geceyi bekleme prensipleri de yoktur. O utangaç kızın içinden nasıl bir canavar çıkacağını kendi gözlerinizle göreceksiniz.

Güney Koreli kızlar tüm Asyalı kızların estetik olarak referansıdır. Uzun boyları, beyaz tenleri, basık olmayan düzgün burunları ile öteki tüm Asyalı kızların özenip, türlü estetik ile ulaşmaya çalıştığı formdalardır. En az Çinliler kadar akıllı telefonlarına ve sosyal medya hesaplarına bağımlı birer Black Mirror karakteri gibi yaşarlar.

Juche ideolojisi ile donanmış, kalpleri Önderlik sevgisi ile dolu Pyongyanglı piliçlere de Kuzey Kore restaurantında yürümüşlüğüm vardır. Malesef yurtdışında da olsalar kültürel bir misyonu temsil edip hiyerarşi altında görev yaptıkları için yabancılarla servis dışında yüz göz olmamaya özen gösteriyorlar. Bu sebepten ötürü ne telefonlarını alabildim ne de mail adreslerini. Yurtdışı görevi için ayıklanmış seçmece kızlar mıydı bilmiyorum ama epey güzellerdi. Galaksi Flört Harita'mız şimdilik Kuzey Kore için bir veri sunamıyor. Birgün şayet Turlarla Pyongyang'a gidip skor yaparsam bunu yine bu sayfalardan sizlerle paylaşlacağım, raad olun.

Tayland ile devam edelim. Thai ülkesi erkeklerini bile süsleyip kadın diye pazarlayan turizmde başarıyı yakalamış şirin bir Güneydoğu Asya ülkesi. Budizmin hoşgörüsünden kaynaklı ladyboy olarak anılan transgender'lar toplum tarafından hoşgörüyle karşılanıyorlar. Şaşırtıcı derecede güzel olan Ladyboylar Thai kızlarından daha güzeller. Thaili doktorlar bunları döndüre döndüre estetik cerrahide zirveye ulaşmış, dünyada bir numara olmuşlar. 1.3 milyonluk bir ladyboy nüfusundan bahsediyoruz, bu tıbbi başarıya ulaşmaları normal.

Vietnam savaşında Pattaya'yı üs haline getiren Amerikalılar, yerel halktan kızları para karşılığı sekse alıştırarak Tayland'da fuhuş sektörünün temellerini atıyorlar. O gün bugündür Tayland tüm dünya abazalarını doyuruyor. Kör, yaşlı, topal olmanız farketmez, Tayland'da kendinize göre bir kız arkadaş-bakıcı mutlaka bulursunuz. O kadar çok erkek akın ediyor ki, thai kadınları ve erkekleri(ladyboylar) yetersiz kaldığı için artık komşu ülkeler Laos, Myanmar ve Kamboçya'dan seks işçisi ithal ediyorlar. Bangkok Soi 11 adlı caddede dolaşırken artık kesif HPV kokusu burnunuza geliyor, o derece...

Kendi coğrafyasında sömürgeleştirilmemiş ve savaş görmemiş tek ülke olan Tayland'ın kızları batı kültürü ile uzun yıllardır haşır neşir olduklarından eğlenceye düşkünler ve aktif tipler. Sokaktaki masajcısı da eliti de köylü gibi ayaklarını yere sürte sürte yürür. Cazip tekliflerle giderseniz başka işleri bahane etmeksizin peşinizden dünyanın öbür ucuna gelirler. E zaten pek de arkada bırakacakları bir şey olmaması fazla düşünmeden "evet" demelerine sebep oluyor. Tayland'da Tinder ciddi manada çalışıyor. Nasıl çalıştığını merak edenler videoya göz atsınlar.

 

 
 

 

Kendine "Gülümseyen Krallık" diyen Tayland'ın kadınları ironik olarak şirretlikleri ile de ünlüler. Bir ayağı çukurda Avrupalılar ve bizim Türk esnaf abiler kendi çaplarını yansıtacak şekilde Tayland'ın provinslerinden eğitimsiz, cahil, açgözlü karıları alıp hayatlarına soktukları için bu kadınların şirretlikleriyle de başetmek durumunda kalıyorlar. Cehalet ve histeri ve açgözlülük bir araya gelince, en ufak bir kıskançlık krizinde erkek arkadaşının evini ateşe veren, adamın Tayland'daki bütün malına mülküne el koyup, babasının malıymış gibi satan tehlikeli kadınlar ortaya çıkıyor. Bir fiske mi vurdunuz? Senelerdir aynı yastığa başkoyduğunuz kadın, tüm köyü toplayıp sizi linç ettirip en ufak kemiğinize kadar kırdırabiliyor. Davar değil de yaşamınızda kalite arayan biriyseniz Bangkok'un eğitimli insanlarından bir partner bulup, Asya'da sakin huzurlu bir hayat sürebilirsiniz. Thai kızlarının iyisi kedi gibi evcildir. Yemini suyunu verirseniz evden bile çıkmazlar. Erkek arkadaşlarıyla yaşamaya bayılırlar, kendi düzenleri olsa bile size taşınacaklardır. Tayland'da bir çok kadının gençlik hatası olarak yaptığı ve köyde annaneye emanet ettiği bir çocuğu vardır. Ciddi ilişki kovalıyorsanız son dakika golü yememek için bu hususu araştırın derim. Tayland'da barlarda iş tutan kızlar barın içindeki bilardo masalarında müşterilerle oynaya oynaya bu oyunda ustalaşmışlardır. Sevdiğiniz kız bilardoda sürekli elinize veriyorsa geçmişini iyi araştırın derim. Tayland'ı daha detaylı okumak için şu yazıma göz atabilirsiniz. http://pompalihoca.com/asya/gulumseyen-krallik-tayland/

He şimdi tam uzmanlık alanıma geldik. Drama Queen'lerin ülkesi Kamboçya. Tamam iç savaş, Pol Pot, Jenosit derken talihsiz bir geçmişe sahip olmuş bahtsız bir ülke, çok acılar yaşamış kabul. Yoksulluk, cahillik, gelenekler, dindar Budizm ve hurafeler toplumun zihnini ele geçirmiş ve halkı umutsuz köleler haline getirmiş. Tutkulardan arınmış zombi gibi bir hayat sürüyorlar. Yeryüzünde kızları ile flört edemediğim tek ülke burası. Kamboçya da Tayland gibi tüm malvarlığını yerli kadınlara kaptırmış beyaz erkeklerle dolu. Avustralya'ya gidip bir memleket havası mı alayım dediniz? Geri geldiğinizde bir bakmışsınız kız arkadaşınız evinizi, arazinizi polisle bir olup satmış, parasını yiyor. Yolsuzluk ve rüşvette dünyada ilk beşte yer alan ülkelerden biri olduğu için hakkınızı da arayamazsınız. Sadece Kamboçya'da değil, tüm Güneydoğu Asya ülkelerinde kadınlar beyaz erkeği ATM olarak görüp, yolabildikleri kadar yolmaya çalışıp, posanız çıkınca da yolmak için başka birine bakıyorlar. İstisnalar olsa da kaide bozulmuyor. yatakta utangaç ve tutkusuzlar. Dışarıda "femme fatale" gibi görünen kadınları bile yatakta göstermemek için göğüslerini saklıyor. 50 dolara anlaştığınız seks işçisi bile memelerini elleriyle saklıyor. Bu davranışı antropolojik olarak araştırmak gerekir, why? Daha detaylı Kamboçya okuması için şuraya göz atın. http://pompalihoca.com/asya/angkor-ulkesi-kambocya-1/

Filipinler İspanyol ve İngiliz sömürgesinde geçen yıllar boyunca çok kültürlü hale gelmiş, Asya'da batı kafasını dil avantajının da etkisiyle yakalayabilmiş bir ülke. Arkadaş canlısı, sanatla müzikle arası iyi insanlar. Fakat Hong Kong ve Singapur'da yaşayanları, yoksul Filipinli köklerinden kurtulmaya çalışıyormuşcasına itici bir şekilde tikkyler. Pahalı otellerde kalıp hava atmaya bayılan, gösteriş için yaşayan ama özünde köylü tipler. Hong Kong'ta astronomik kiralarda 5 arkadaş aynı evde kalıyorsun ya da 27 yaşında hala ailen ile yaşıyorsun, havan kime kızım?

Hindistan bizim sünni Anadolu'yu aratmayacak kadar muhafazakar. Alın da 35 yaşında bakire kızlarınızı başınıza çalın alagavatlar! Mistisizmden beyni uyuşmuş, yola sıçsam totem diye tapacak Hindu toplumu seksüel devrimini gerçekleştirememiş 1.3 milyarlık bir nüfus. Malezya, Singapur, Hong Kong ve batı medeniyetlerinde yaşayan Hint kızlarını babalarından habersiz çalkalayabilirsiniz. Gözleri güzel bakan, iyi niyetli ve kesinlikle eblek batılılara göre keskin zekaları olan tipler. Bunca programcı boşuna bu ülkeden çıkmıyor, estetikte iyi değillerse de analitik zekaları mükemmel. Anatomik olarak bi değişikler ve aşırı kıllılar. Estetik dışında tatminler arıyorsanız "go for it" derim.

Gelelim Vietnam'a... Bence Asya'nın Ukraynalıları Vietnamlılardır. Kökleri Çin'e dayanan bu savaşçı ulus, topraklarını işgale yeltenen Fransa, ABD ve Çin gibi üç dünya devinin ellerine verip göndermiş yegane millettir. Hem uzun süren Fransız işgali hem de güney Vietnam'daki ABD varlığı ülkeye batı kültürünü taşımış, bir de üzerine iktidarı alan komünistler Allahsızlığı yayma kürsüleri ile toplumdan dini ve hurafeyi temizlemişler. Bu sebepledir ki kadınları komşu ülkelere göre kendine güvenli, aktif, rahat giyinen , yatakta ateşli piliçler. Ayrıca teknik olarak da hiç fena değiller. Bir ülkede din mevhumu ne kadar güçlü ise yatağa yansıması o derece negatif oluyor. (Türk ve Ortadoğu ülkelerinin pornolarına bakın, ne kadar ilkel ve başarısızlar.) Yoksul bir ülke olduğu için buranın da gold digger'ları sayıca fazlalar. Hala Amerikan kültürü etkisinde olan güneydeki Ho Chi Minh kenti yozlaşmış bir batakhane. Kuzey Vietnam ise hala gelenekçi ve komünist köklerine bağlı.

Asya'da tek sevdiğim millet Japonlardır diyebilirim. O derece alçakgönüllü, saygılı ve temizler ki insanın kadınlarıyla kötü düşünesi gelmiyor. Şintoizm adabıyla yetişen Japon kadınlarının iyi birer yaşam dostu olabileceklerine inanıyorum. Tek kusurları çirkin olmaları. Ada toplumu olmaları diğer milletlerle karışmalarını engellemiş. Melezleşme insan ırkını güzelleştirir, birazdan bu konuya değineceğiz.

Finalde sizlere insanın ırkının en seçkin örneği , yaşayan tek elf ırkı olan "Yarı Asyalı" (Half Asian)lardan bahsetmek istiyorum. Batının ahlaksızlığı ve özgüveniyle doğunun adab-ı muaşeretinin egzotik güzellikleriyle harmanlandığını ve üzerine iyi bir eğitim hayatı ile bu güzelliğin altının doldurulduğunu düşünün, buyrun size Gondolinli Elf kızları. Ana babaları ne kadar çirkin olursa olsun inatla en güzel genleri seçip dünyaya gelen enteresan bir melez ırktan bahsediyorum. Anaları genellikle güneydoğu Asyalı, babaları batılı olan, en yaşlı üyeleri tahminen 25 yaşında olan, ve sürekli dip dalga halinde gelen güzel çocuklar. Mali durumları genellikle ortalamanın üzerinde olduğu için iyi bir eğitimden geçiyorlar, multikültürel bir ailede doğmanın avantajıyla daha okul hayatına başlamadan en az üç dil konuşuyorlar. Ağırlıklı olarak Fransız-Khmer, Fransız Vietnam, Amerikan-Kore, Amerikan/Avustralya- Thai olan bu hanımefendilerden biz Türk gençliği pek haberdar değil. Konuyla ilgili birkaç görseli aşağıya bırakıyorum.

 


 

SON TAVSİYELER:

- Yaşadığımız gezegende kadınlarla ilgili herşey para ile ilintilidir. İster tanışmak için Sturbucks'ta bir kahve ısmarlayın, ister bir porno sitesinde aylık abonelik satın alın, kesenin ağzını daima açmanız gerekecektir.

- Hangi ırk ve milletten olursa olsun kadın histerik bir canlıdır. Çok klişe olacak ama davranışlarını anlamak için kendinizi zorlamayın, zira çoğu kez kendileri de davranışlarının nedenlerini bilmiyorlar.

- Kadınları tavlamadaki başarı, aslında kadına aynı şeyi yapmak isteyen iki erkekten birinin bu oyunu kuralına göre oynayıp diğerinin çuvallamasıyla ilintilidir. Usta oyuncu cinsel dürtülerini sanki yokmuşcasına iyi gizler, telefon rehberinde alo dese yanına gelecek 50 kadın varmış gibi hareket eder ve Bingo! Diğeri ise kadını ne kadar arzuladığını hal ve hareketleri ile açık eder ve "needy" damgasını yiyerek mantarlar. Aslında iki beyefendinin de amacı aynıdır. Ama sunum bu noktada çok belirleyicidir. Hanımefendiler samimiyetten önce ambalaja bakarlar, bunu not edin.

- Leonard Kohen ""15’imde hayalini kurduğum bütün kadınlarla şimdi 70’imde beraberim. size tavsiyem geç kalmadan zengin veya ünlü olun" demiş. Üzerine daha da bir söz söylemeye gerek yok sanırım.

- Yine Harari'nin "Homo Deus" adlı eserinden alıntı yapacağım : "Erkeğin vücudundan yansıyan ışık dişilerin retinalarına vurdukça, milyonlarca yıl içinde evrimle damıtılmış inanılmaz güçlü algoritmalar işlemeye başlar. Birkaç milisaniye içinde algoritmalar erkeğin dış görünüşünde üreme ihtimallerini ele veren küçücük ipuçlarını yakalayıp karara varır.... Dişi tavuskuşları ve pek çok kadın bu hesapları kalem kağıtla yapmaz, sadece hissederler." Yani bacanaklar, kafanıza sürdüğünüz tonlarca jölenin dişilerin nezdinde hiçbir hükmü yok, bilesiniz.

- Bu kadar ülkeden ve kadından bahsettik. Kendi ülkemin kadını, Türk kadınlarının neden mi bahsini açmadım? Çünkü KONUŞURSAM YAŞATMAZLAR!

*date : s.ktim dememek için böyle yazdım.

 

4 Comments

  1. Pirlo says:

    Bacanak güney kore hakkkında sevenlerimize veri veremem en beni çok üzdü 4 yıldır asyada yaşayan biri olarak kendine bir öz eleştiri yapmanin şart oldugunu düşünüyorum. Ne kadar hizmetaskiyla yandigini bilsemde insan bir holiday yapip bir dayinide güney koreye ayırır. Birak dayi birak minutu sen o işi secondada yapacagindan emin olmama ragmen popmali hocamin vardır bir bildigi dieyerekten ben bu göreve talibim. 4 aylik pub steet calismamdaki basarilarimin teminat olduğunu sayip takdir sizin diyom pompali hocam

    • Ayetullah Pompalıtüfek says:

      Siyasi nedenlerle Guney Kore`yi calismalarimin disinda tutuyorum. Tesekkurler.

  2. alcorico says:

    Calisma icin tesekkurler oncelikle. Takdir ve keyifle okurken yer yer beni gulduren, yer yer dusunduren bir tespitler dizisi. Yalniz bir tek Kuzey Amerika ve hatta Amerika Birlesik Devletleri kadinina azicik yer ayirmissiniz. Anlattiginiz kismi ise 160 milyon kadin nufuslu Amerikan toplumunu hic yansitmiyor. Daha cok azicik bir yuzdeyi, Avrupa’yi ziyaret etmis bir avuc insani biraz anlatiyor. Birakin ulkeyi, cokluk mahallesini terk etmemis kadinlarin ulkesidir Amerika. Hayali bir gun civardaki sehir merkezine, yahut ulke icindeki baska bir sehre gitmektir. Yurt disi cok ciddi bir meseledir. Bizimki gibi dort bir yani yakin yakin ulkeciklerle cevrili olmadigindan, her bir sehri ve eyaleti ulke ulke yayildigindan, gezintileri de o cografyayla kalir genelde, zira kulturleri de buna elverislidir. Ayrintiya hic girmeyecegim, o sizin isiniz. Bir an evvel Amerika turu yapmak uzere yureklendirmek istiyorum sizi yalnizca. Bu kitanin ayni zamanda her genetik soydan birer numune barindirdigini da hatirlatmak istiyorum. Selamlar.

    • Ayetullah Pompalıtüfek says:

      Degerlendirmeniz icin tesekkurler. Deneyimlerim Asya`da gezginlik yapan Amerikalilarla oldugundan saglikli verilre ulasamadim, elestirinizde haklisiniz. Firsat olursa eyalet eyalet gezip hanimlariyla raks etmek isterim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *